Friday, March 19th, 2010...9:23 pm
PARİS DEDiKODULARINDAN SON KALANLAR…
Jump to Comments
İşte Paris’ten yazmak istediğim ama ancak toparlayabildiğim bazı detaylar…
- Saint Honoure’de ayakkabı bakmak için girdiğimiz bir dükkanda Türk olduğumuzu öğrenen bir kadının “evet bu gün Türkiye’de çok önemli bir günmüş, kadınlar günüymüş, bütün Türk hanımlar alışveriş yapıp kendilerini hediye alıyorlar” demesi.
- Her ne kadar artık gözüme eskisi kadar cazip görünmese de Collette’in Victor&Rolf sürreal tasarımlarını, Bosch mini elektrikli testerelerle birleştirerek yaptığı enstelasyon tadında ki vitrini
- Geçtiğimiz haftalarda yazdığım Boucheron yazısından sonra gittiğim Place Vendome mağazasında gördüğüm Cirque de Soleil kolleksiyonu Inspria.
- Herkesin görmek ve görünmek için gittiği bir çeşit Paper Moon olan Costes gruba ait La Societe (Costes ile yemekler aynı ve kesinlikle daha iyi yemek yenecek bir sürü restaurant var pas geçin derim)
- Defileleri istila etmiş, hissi verecek kalabalık olan Uzakdoğulular
- Her defilede karşımıza “farklı kıyafetleri” ile çıkan İtalyan moda yazarı ve stil ikonu Anna Piagi
- Collette’e rakip olarak gösterilen ve geçtiğimiz günlerde ilk yaşını kutlayan kendimce Colette’in organik versiyonu diye adlandırdığım Merci.
- Belki de Paris’in en iyi balıkçısı olan Mauris et Janette’de yediğim Belon istiridyeleri
- Hüseyin Çağlayan’ın Vogue konukları için sadece 150 adet özel hazırladığı çizimler. Sende nasıl var derseniz iyi bir arkadaşımın odasına iki tane bırakılmış, komşu da pişer bize de düşer durumları
Böylece artık Ayşegül Paris’te hikayesine dönen yazı dizimin sonuna geldik. Siz sağ ben selamet…






1 Comment
March 25th, 2010 at 10:01 am
biraz gcikme ile ama acaip keyif alarak okudum. ellerine saglik canim…
Leave a Reply