Thursday, June 24th, 2010...10:12 am
ŞARABIN AMAZON’U

Yaz günlerinde soğuk bir kadeh şarap keyfinin yerini alacak pek bir şeyin olmadığında birçoğumuz hemfikiriz sanırım. Zaten şarapişin içine girdikçe hiç çıkılamayan başlıbaşına bir tez konusu ; bir de yaşadığımız ülke Türkiye olduğunda bu keyif maddi ve manevi olarak her geçen gün gittikçe zorlaşıyor.
Bu yazıda şarap dünyasının Amazon kadınlarından bahsedeceğimi düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Türkiye’den Amazon’un kitap dünyasına yaptığını şarap aleminde gerçekleştirmeye çalışan bir yatırımcı ve bu yazın en popüler şarapları asıl konumuz.
Her ne kadar Türkiye’den pek bir şey yazmamayı tercih etsem de (ukalalıktan değil sadece Türkiye’den yazabileceğim herşeyi bir çok kişi zaten yazdığı için) bir istisna yapıp önceliği “yalnız ve güzel ülkeme” veriyorum. Sizi bilmem ama ben birbirinin aynısı mağazalardan, çalıştığı şirketten nefret eden, sattığı ürünü bilmeyen; adına satış danışmanı denip bırakın danışılmayı, konuşmayı bile beceremeyen insanlardan çok ama çok sıkıldım. O nedenle mümkün olduğunca global ekonomi terörüne kurban gitmemiş küçük yerlerden alışveriş etmeye çalışıyorum; zincir haline gelmeyi bir başarı öyküsü olarak, herkese yutturmaya çalışan cafe ve restaurant zincirlerinden ise uzak duruyorum.
İşte bu nedenle şarap konusu bir yana; profesyonellikle esnaflığı (dikkat esnaf kelimesi çok olumlu anlamda kullanılmıştır) birleştiren özel bir insanı tanımak için La Cave’ın sahibi Esat Bey ile mutlaka tanışın.
Esat Bey ile sohbet harikadır, şarapları tadarsınız, dedikodu yaparsınız en yeni şarapları, ucuz ama güzel şarapları yada hangilerinin aslında bu paraya değmeyeceğini öğrenirsiniz. Davetleriniz için ise en önemli püf noktayı Esat Bey ile çözersiniz. İkram edeceğiniz menüyü, kaç kişi olduğunuzu ve bütçenizi söylediğiniz an alternatifleriyle birlikte hangi şaraptan kaç şişe almanız gerektiğini size söyler, söylemekle de kalmaz bir de evinize gönderir. Hatta misafiriniz tanınan önemli bir kişiyse Esat Bey’in tanıma ve hatta ne içtiğini bilme ihtimali oldukça yüksektir. Test edilip onaylanmış bu durumda; arkadan dolanmaya gerek olmadan; iki puanı alırsınız sunduğunuz şarap sayesinde. Cihangir’de bulunan La Cave’da 12 TL’ye Angora da bulabilirsiniz; 9750 TL’lik adı şehir efsanelerine karışan Petrus’u da.
Unutmayın marketlerden aldığınız şaraplar onların sattığı binlerce üründen sadece biri; yok yatık saklanacakmış, yok karanlıkta korunacakmış geçin efendim bir kalemde, kim uğraşacak bunlarla.Siz en iyisi şarabın keyfini çıkarmak için şarabın kıymetini bilenlerden satın alın. Bu sıcakta kim gidecek şimdi oralara diyorsanız, en azından bir alo diyebilir yada bilgisayarınızın tuşlarına dokunabilirsiniz.
Bu yazın en poüler şarapları nedir diye merak ediyorsanız; Cielo Blush, Lamberti Blush, İdol Passito, Pasqua Pinot Grigio, Gancia Prosecco. Yok Türk şarapçılığına destek vermek taraftarı iseniz; Prodom 2007, Corvus Corpus, Pendore Shiraz, İdol Consensus, Cotes D’Avanos S.Blanc
Dünyada neler olup bittiğiyle ilgili ise İngiltere’nin şarap Amazonu kabul edilen Slurp’a bir göz atın.
![summer-wine[1]](http://www.ozlemgusar.com/wp-content/uploads/2010/06/summer-wine1.jpg)
![glass-wine-decanter-riedel[1]](http://www.ozlemgusar.com/wp-content/uploads/2010/06/glass-wine-decanter-riedel1.jpg)
![red-wine[1]](http://www.ozlemgusar.com/wp-content/uploads/2010/06/red-wine1.jpg)
![3829663553_9426ae9980[1]](http://www.ozlemgusar.com/wp-content/uploads/2010/06/3829663553_9426ae99801.jpg)
Leave a Reply