Tuesday, August 31st, 2010...10:13 pm
KİM KİMİNLE NEREDE NE YAPIYOR AĞUSTOS…

Ağustos sıcakları, İstanbul Fashion Week’in ateşiyle birleşince alev alev bir ay geçirdik şehirde. IFW’ın bir çok eksiğine rağmen uluslararası basından çok daha önemli misafirleri vardı bu yıl.Fashion Week şerefine; Kim Kiminle Nerede Ne Yapıyor’un bu ay ki konukları direkt yada indirekt moda dünyası ile ilgili kişiler. Kayra Vintage’ınızı yudumlarken moda dünyasına bir göz atmaya ne dersiniz.
ZEYNEP TOSUN
Başarı basamaklarını jet hızıyla çıkmak önemli bir iştir, bir kişinin bu başarıya imza atarken sevimliliğini ve mütevaziliğini koruması ise başlıbaşına bir iştir.İşte Zeynep Tosun bunu başarıyor. Elle’in uluslar arası blogu Zeynep’in geçen hafta sunduğu defileyi İstanbul Fashion Week’in en başarılı koleksiyon olarak seçti. Üstelik Elle bu konuda yalnız değil IFW’i seyreden tüm yabancı blogger ve moda yazarlarının başarısı konusunda hem fkir olduğu tek isimdi Zeynep. Bilmeyenler için ufak bir hatırlatma yapmakta fayda görüyorum; Zeynep bu başarıyı solo değil karma bir defilenin içinde sunduğu kolleksiyonla kazandı. Zeynep’in kolleksiyon detaylarını burada görebilirsiniz. Bu arada şarap yazısı için konuşurken, bana da söz verdi Vogue için hazırladığı tulumdan bana da dikecek anlayacağınız lucky me!
En yakın arkadaşlarımdan biri Ozan’la içtik,Tatilden yeni dönmüştüm,15 gün şüren Meksika ve Loş Angeles tatilimi konuştuk,bol dedikodulu ve bol şaraplı uzunü bir gece oldu. Jetlag olduğumdan dolayı hiç uykum gelmediği için sabah 5’e kadar içerek keyif yaptık ve bir hayli sarhoş olduk, Gerçekten hem biz şaraba bayıldık, hem de şarap bizi bayılttı sonunda şarhoşluktan:)Benim evimde geçe bahçede çimlerin üstüne örtü serdik ve yastik attık ve uzanarak şarabımızı içtik. Şarap peynir keyfi yaptık; brie,roquefort,eski kaşar ve tulum peyniri ile
Los Angeles’dan DJ bir arkadaşımın yaptığı CD’yi dinleyerek,elektro pop ağarlılı bir CD. 70’lerden birçok şarkının olduğu bir CD ve vintage havasıda taşıyor; yani şarapla çok uyumlu oldu.
Bence güzel keyif içkilerinin bir sınırlaması yoktur; ne zaman gerçekten keyif yapmak işterseniz o zaman yaparsiniz. Ama benim bü şarabi içerken kafamda çanlanan daha çok yeni bir sevgili adayıyla yediğiniz ilk romantik yemekti.Çok şeker küçük bir reştaurantda rahat bohem ve romantik bir elbişeyle (ten rengi ve şifon ağarlıklı olabilir) içtikçe açıldığınız ve birbirinizi tanmaya başladığınız heyecanlı bir akşam yemeği…
FERİDE TANSUĞ
Feride’yi kendini “röportaj with cool people” olarak tanımlayan internet sitesi okimki.com öyle güzel tanıtmış ki başka söze pek gerek yok.Kim? Feride Tansuğ
Ne? Moda tasarımcı menajeri.
Ne yapar? Moda sektöründe Sherlock Holmes’culuk yapar.
Nerede? Dünyanın dört bir yanında.
Nasıl? Gezerek, dokunarak ve hissederek.
L’appart nedir?
Ekip çalışmasından hoşlanan, yaptığı işi tutkuyla ve severek yapan işine çok düşkün bir gruptur
Güzeli, farklıyı ve eşsizi paylaşmayı çok seviyorum…
Şarapla beni ilk Fransaya eğitim için gönderdiği yıllarda yani lise birinci sınıfta tanıştırdı.
O zamanlar Alsace bölgesinde okuyordum ve bölgenin tüm üzüm bağlarını gezip farklılıklarını öğrenmeye başladım.
Öğrendikce konunun derinliğinin farkına vardım ve tabii zaman içinde iyi bir şarap sever oldum diyebilirim…
Bu zevki ve keyif almayı annemle yaşamak bana daha farklı bir haz veriyor.
O yüzden senden Şarap ve keyif diye bir telefon alınca hemen aklıma annem geldi.
KAYRA Vintage şişesini alır almaz hemen annemle bir buluşma planı yaptık ve hayallerimizi paylaşıyoruz….
Kadehlerimizi yudumlarken….
kesinlikle keyif yapmayı ve şarabı seven dostlarımız eşliğinde açıyoruz şarabımızı…
İtalya’nın Sardunya bölgesinde Cagliari’de Guispunni kasabasındayiz, gün batımına doğru, Verdi’nin NABUCO’sunu dinliyoruz
Dekor sade ama eşsiz aynı şarabın ağzımızda bıraktığı his gibi
Heyecanlanıyoruz, mutluyuz çünkü beş duyumuzda aynı anda muhteşem kuvvetli hisler içinde….
Tabii bu keyifli deneyimimiz üzerine Annemi Sardunya ya götürmem kaçınılmaz oldu
IŞIN TURAN
İsmi belki size ilk anda tanıdık gelmeyebilir ama o Türkiye’yi “Kristalin büyüsü” ile tanıştıran kadın.Çocukluğunda anne babasının seyahat dnüünde ona hediye getirdiği küçük Swarovski biblolarla ile başlayan tutkusu sonucu Türkiye’nin birçok anlı şanlı şirketini geride bırakarak Swarovki’yi Türkiye’ye getirmeyi başardı. Çocukluk aşkını başarılı bir işe çevirmekte öylesine başarılı ki Avrupa’dan onu tebrik etmek üzere gelen Swarovski yöneticleri olduğunu biliyorum. Bu arada konuşurken öğrendim ki artık yerinizden kalkmadan Kristal Dünyası sitesinden beğendiğiniz tasarımları sipariş verebiliyorsunuz. Siteye girerseniz kristal cennete göz atmayı unutmayın derim ben…
Size önce gerçek ‘’Kayra Vintage’’ tadım deneyimimi ve ardından bu mükemmel tadın etkisiyle daldığım hayal dünyasını tarif etmeye çalışacağım…
Kendilerini şarabın uzmanı ilan etmiş İtalya’dan bir grup arkadaşımla, upuzun bir masada, penne arrabiata eşliğinde, fonda Fred Bongusto’dan ‘La Vie en rose’ çalarken Swarovski kadehlerimizde Kayra Vintage’ı yudumladık. İlk defa kendi ülkeleri dışında böylesine güzel bir şarap içtiklerini itiraf ettiler. Kalabalık bir masada saatler süren sohbetimize Kayra şarabımız neşe ve renk kattı. Ardından son kadehimi yudumlarken aşağıdaki hayallere daldım…
1900’lü yılların başlarındayız… Avusturya’nın Wattens Kasabası’nda eski çağlardan kalma bir şatonun içerisinde, Swarovski’nin kurucusu Daniel Swarovski ve Swarovski ailesinin tüm fertleri ile beraber üzeri kristal şamdanlarla dolu , mumların aydınlattığı upuzun bir masadayız. Swarovski taşlı kadehlerimizde Kayra Vintage şarabımızı yudumluyoruz… Şarabımızın yanında Pierre Marcolini çikolatalarımızı tadıyoruz.
Yüksek tavandan sarkan kristal avizeler, mumların yansıttığı loş ışıklarla, görkemli şatonun duvarlarına gökkuşağı renklerini yansıtıyor… Fonda Adriano Celentano’dan ‘’Soli’’ çalıyor. Dışarıda lapa lapa kar yağarken, kristalize şatonun içerisinde Daniel Swarovski’den, 1895 yılında kristale mükemmel parlaklığı kazandıran kristal kesme makinesini nasıl icat ettiğini ve bu pırıltılı kristallerin hikayesini dinliyorum…
Üzerimde Özlem Süer tasarımı krem rengi, korsajlı, eski çağı anımsatan, tülleri uçuşan upuzun bir elbise var. Boynumda pırıltılı Swarovski bir gerdanlık ve elimde Daniel Swarovski özel tasarımı büyük bir yüzük.
Kalabalık masa etrafında Swarovski ailesi fertleri ile sohbet sabahın ilk ışıklarına kadar devam ediyor Kayra’nın mükemmel tadı eşliğinde…
KAYRA VINTAGE CABARNET SAUVIGNON -MERLOT
Yoğunluk , Vintage serisinin bu şarabının en öne çıkan özelliğidir. 2006 kışının kuru soğuğu , 2007 eylül ve ağustos aylarının sıcağı Sabernet Sauvignon ve Merlot’u en üst seviyede olgunlaştırmıştır.Her şişede bu olgunluğun sonuçları hissedilmektedir.
Cabernet Sauvignon’un yeşil biber ve Merlot’nun kurutulmuş baharatlı yapısı Boğazkere’nin güçlü tanenli ve lezzetli böğürtlen tadıyla birbirlerini etkilemekte ve benzersiz bir kupaj oluşturmaktadır.
Boğazkere dokunuşlarıyla hayat bulan bu Cabernet Sauvignon – Merlot şarabını keyifle yudumlamanız için

![fft22_mf305110[1]](http://www.ozlemgusar.com/wp-content/uploads/2010/08/fft22_mf3051101.jpg)



Leave a Reply