<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Özlem on Style &#187; Kategorisiz</title>
	<atom:link href="http://www.ozlemgusar.com/category/kategorisiz/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.ozlemgusar.com</link>
	<description>Just another WordPress weblog</description>
	<lastBuildDate>Tue, 22 Mar 2011 19:47:38 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.1</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>BAYRAM YOLCUSU KALMASIN&#8230; PARİS</title>
		<link>http://www.ozlemgusar.com/2010/11/12/bayram-yolcusu-kalmasin-paris/</link>
		<comments>http://www.ozlemgusar.com/2010/11/12/bayram-yolcusu-kalmasin-paris/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 12 Nov 2010 14:11:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>özlem güsar</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kategorisiz]]></category>
		<category><![CDATA[Lifestyle]]></category>
		<category><![CDATA[Lüks]]></category>
		<category><![CDATA[Seyahat]]></category>
		<category><![CDATA[Artforbreakfast]]></category>
		<category><![CDATA[LaCuisine]]></category>
		<category><![CDATA[Laurent André]]></category>
		<category><![CDATA[Le Bar Long]]></category>
		<category><![CDATA[Le Grand Salon]]></category>
		<category><![CDATA[Le Royal Monceau]]></category>
		<category><![CDATA[Paris]]></category>
		<category><![CDATA[Philippe Starck]]></category>
		<category><![CDATA[Pierre Herme]]></category>
		<category><![CDATA[Roberto Rispoli]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ozlemgusar.com/?p=1846</guid>
		<description><![CDATA[Kim? Le Royal Monceau
Neydi? Le Royal Monceau Paris’in en eski ve en ünlü saraylarından biridir. Arc de Triomphe ve Champs- Elysées’ye birkaç dakikalık mesafede olan tarihi Le Royal Monceau Oteli, 1928’de açıldığından beri sayısız mevki sahibi, celebrity ve sanatçıyı ağırladı. 26 Haziran 2008’de şimdiye dek verilmiş en çılgın ve en hip ”yıkım partisi”yle birlikte otel, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="tweetmeme_button" style="float: right; margin-left: 10px;"><a href="http://api.tweetmeme.com/share?url=http%3A%2F%2Fwww.ozlemgusar.com%2F2010%2F11%2F12%2Fbayram-yolcusu-kalmasin-paris%2F"><img src="http://api.tweetmeme.com/imagebutton.gif?url=http%3A%2F%2Fwww.ozlemgusar.com%2F2010%2F11%2F12%2Fbayram-yolcusu-kalmasin-paris%2F" height="61" width="51" /></a></div><a class="google_buzz"  
href="http://www.google.com/reader/link?url=http://www.ozlemgusar.com/2010/11/12/bayram-yolcusu-kalmasin-paris/&title=BAYRAM+YOLCUSU+KALMASIN&#8230;+PARİS&srcURL=http://www.ozlemgusar.com" target="_blank" rel="nofollow"><img
src="http://www.ozlemgusar.com/wp-content/plugins/google-buzz-button-for-wordpress/images/google-buzz.png" alt="Google Buzz" /></a><p><strong>Kim? </strong>Le Royal Monceau</p>
<div id="attachment_1849" class="wp-caption aligncenter" style="width: 262px"><a href="http://www.ozlemgusar.com/wp-content/uploads/2010/11/Le-Royal-Monceau-37-avenue-Hoche-Paris.jpg"><img class="size-full wp-image-1849 dtse-img dtse-post-1846" title="Le Royal Monceau - 37 avenue Hoche - Paris" src="http://www.ozlemgusar.com/wp-content/uploads/2010/11/Le-Royal-Monceau-37-avenue-Hoche-Paris.jpg" alt="" width="252" height="400" /></a><p class="wp-caption-text">Le Royal Monceau</p></div>
<p><strong>Neydi?</strong> Le Royal Monceau Paris’in en eski ve en ünlü saraylarından biridir. Arc de Triomphe ve Champs- Elysées’ye birkaç dakikalık mesafede olan tarihi Le Royal Monceau Oteli, 1928’de açıldığından beri sayısız mevki sahibi, celebrity ve sanatçıyı ağırladı. 26 Haziran 2008’de şimdiye dek verilmiş en çılgın ve en hip ”yıkım partisi”yle birlikte otel, kendisini dünyanın en çok ses getiren tasarımcılarından Philippe Starck’ın dehasına teslim etti. “Yeniden doğuş” konseptli partide sanat her yerdeydi. Marie Antoinette kostümlü sanatçılar gece boyunca konukların arasında gezerken dileyen misafirlere “kendi duvarlarını yıkabilme” ve bu özel okazyonun bir parçası olabilme ayrıcalığı tanındı.</p>
<div id="attachment_1850" class="wp-caption aligncenter" style="width: 410px"><a href="http://www.ozlemgusar.com/wp-content/uploads/2010/11/Une-suite-au-Royal-Monceau__The-suite-of-Le-Royal-Monceau-ter.jpg"><img class="size-full wp-image-1850 dtse-img dtse-post-1846" title="Une suite au Royal Monceau__The suite of Le Royal Monceau ter" src="http://www.ozlemgusar.com/wp-content/uploads/2010/11/Une-suite-au-Royal-Monceau__The-suite-of-Le-Royal-Monceau-ter.jpg" alt="" width="400" height="301" /></a><p class="wp-caption-text">The suite of Le Royal Monceau</p></div>
<p><strong>Ne Oldu ? </strong>18 Ekim 2010’da bir “anti-saray” olarak yeniden doğan Paris’in “en yeni saray oteli” Le Royal Monceau, Fransız “art de vivre” geleneğini 149 oda ve süitinde eşsiz Paris manzarası sunan özel balkonları, 5 özel restoran ve bar opsiyonu, zindelik ve mutluluk vaadeden Spa’sı, fitness center’ı, sinema salonu, sanat galerisi ve kapalı havuzuyla yaşatıyor. “Dünyanın en güzel caddesi“  Champs-Elysées’nin  kalbinde, entellektüeller, parti müdavimleri, dans severler, zevk ve sefa düşkünleri ve diğer maceracı ruhlar ve hayalperestler için bir oyun alanı niteliğinde.</p>
<div id="attachment_1851" class="wp-caption aligncenter" style="width: 311px"><a href="http://www.ozlemgusar.com/wp-content/uploads/2010/11/Lescalier-en-brique-et-linstallation-de-Nicolas-Polissky.jpg"><img class="size-full wp-image-1851 dtse-img dtse-post-1846" title="L'escalier en brique et l'installation de Nicolas Polissky" src="http://www.ozlemgusar.com/wp-content/uploads/2010/11/Lescalier-en-brique-et-linstallation-de-Nicolas-Polissky.jpg" alt="" width="301" height="400" /></a><p class="wp-caption-text">Nicolas Polissky Installation</p></div>
<p>Philippe Starck’ın lüks-şık iç tasarımının dışında otelin farklılığı, ciddi şekilde sanata adanmışlığından doğuyor.  “Çağdaş kreasyonlar için bir platform” niteliğinde olan otelin kendi galerisi ve  “Artforbreakfast” adlı kendi bloğu ve sanat kitapları butiği bulunuyor. Her bir odanın kendine ait bir gitar ve misafirlerin kullanımı için taşınabilir bir kayıt stüdyosu var. “Royal Monceau’da kişi odaya girdiğinde sanki biri odayı az önce terketmiş hissi yaşamalı”. Otelde her şey karışık bir stilde. Gae Aulenti bir lambanın yanında Noguchi masa dururken İmparatorluk döneminden kalma antika bir konsolun yanında Freud’un koltuğunun bir kopyası yer alıyor. Tasarım, ev hissi yaratacak bir şekilde, ihtiyaçlara yönelik olarak hazırlanmış; dolayısıyla odalar, kendini beğenecek misafirleri adeta kendileri “seçiyor”.</p>
<div id="attachment_1852" class="wp-caption aligncenter" style="width: 410px"><a href="http://www.ozlemgusar.com/wp-content/uploads/2010/11/Une-suite-au-Royal-Monceau__The-suite-of-Le-Royal-Monceau-bis.jpg"><img class="size-full wp-image-1852 dtse-img dtse-post-1846" title="Une suite au Royal Monceau__The suite of Le Royal Monceau bis" src="http://www.ozlemgusar.com/wp-content/uploads/2010/11/Une-suite-au-Royal-Monceau__The-suite-of-Le-Royal-Monceau-bis.jpg" alt="" width="400" height="301" /></a><p class="wp-caption-text">The suite of Le Royal Monceau </p></div>
<p><strong>Ne Yapın?</strong></p>
<ul>
<li>Le      Royal Monceau’nun in-house moda danışmanı ve kişisel alışveriş      danışmanından randevu alarak eşsiz bir alışveriş deneyimi yaşayın.</li>
<li>Otelde sinema olması sıradışı bir durum olsa da      söz konusu Royal Morceau olduğunda, premiere’leri seyretmek normal geliyor      kulağa. Seçtiğiniz filmleri izleyebilmek için  size özel salononuzu ayırtın.</li>
</ul>
<div id="attachment_1853" class="wp-caption aligncenter" style="width: 277px"><a href="http://www.ozlemgusar.com/wp-content/uploads/2010/11/Le-Cinéma-des-Lumières-Le-cinéma-du-Royal-Monceau__Le-Cinéma-des-Lumières-The-movie-theater-of-Le-Royal-Monceau.jpg"><img class="size-full wp-image-1853 dtse-img dtse-post-1846" title="Le Cinéma des Lumières - Le cinéma du Royal Monceau__Le Cinéma des Lumières - The movie theater of Le Royal Monceau" src="http://www.ozlemgusar.com/wp-content/uploads/2010/11/Le-Cinéma-des-Lumières-Le-cinéma-du-Royal-Monceau__Le-Cinéma-des-Lumières-The-movie-theater-of-Le-Royal-Monceau.jpg" alt="" width="267" height="400" /></a><p class="wp-caption-text">Cinema of Royal Monceau</p></div>
<ul>
<li>Otelin «La Cuisine» adlı restoranı özellikle kalabalık      aile ziyafetleri için çok uygun. Kutlanacak birşeyler bulun ve aileniz      veya sevdiklerinizle birlikte, haute cuisine’in geleneksel kodlarından      uzak duran sıcak ve spontane yaklaşım sergileyen bir ortamda  Executive Chef Laurent André’nin sanat eseri      kıvamındaki yemeklerinin tadını çıkarın.</li>
<li>Le      Grand Salon, Le Royal Monceau’nun tam kalbinde yer alan restoranı.      Misafirlerin ortak geçiş noktasında alan bu sıcak sürprizlere hazır olun.</li>
</ul>
<div id="attachment_1854" class="wp-caption aligncenter" style="width: 302px"><a href="http://www.ozlemgusar.com/wp-content/uploads/2010/11/La-Cuisine-Le-restaurant-français-du-Royal-Monceau__La-Cuisine-The-french-restaurant-of-Le-Royal-Monceau-ter5.jpg"><img class="size-full wp-image-1854 dtse-img dtse-post-1846" title="La Cuisine - Le restaurant français du Royal Monceau__La Cuisine - The french restaurant of Le Royal Monceau ter5" src="http://www.ozlemgusar.com/wp-content/uploads/2010/11/La-Cuisine-Le-restaurant-français-du-Royal-Monceau__La-Cuisine-The-french-restaurant-of-Le-Royal-Monceau-ter5.jpg" alt="" width="292" height="400" /></a><p class="wp-caption-text">La Cuisine</p></div>
<ul>
<li>Le      Royal Monceau, Il Carpaccio’yla Paris’e İtalyan fine cuisine’i armağan      ediyor. Mutfak gene Şef Laurent André liderliğinde ancak Chef Roberto      Rispoli’nin sonsuz yardımıyla. Restoranın kapısındaki deniz kabukları      Thomas Boog’un kendisi tarafından birer birer elle yapıştırılmış. Ultra      şık dekoru ve ayakları yere basan duruşuyla Il Carpaccio’da tadacağınız enfes      yemeklerin ardından İtalyan klasikleri tiramisu, panna cotta ve gelati’yi      bir de Pierre Hermé’nin yeni yorumuyla deneyin! Bon appétit!</li>
</ul>
<div id="attachment_1856" class="wp-caption aligncenter" style="width: 308px"><a href="http://www.ozlemgusar.com/wp-content/uploads/2010/11/La-Cuisine-Le-restaurant-français-du-Royal-Monceau__La-Cuisine-The-french-restaurant-of-Le-Royal-Monceau-bis.jpg"><img class="size-full wp-image-1856 dtse-img dtse-post-1846" title="La Cuisine - Le restaurant français du Royal Monceau__La Cuisine - The french restaurant of Le Royal Monceau bis" src="http://www.ozlemgusar.com/wp-content/uploads/2010/11/La-Cuisine-Le-restaurant-français-du-Royal-Monceau__La-Cuisine-The-french-restaurant-of-Le-Royal-Monceau-bis.jpg" alt="" width="298" height="400" /></a><p class="wp-caption-text">La Cuisine</p></div>
<ul>
<li>Le      Grand Salon’un hemen arkasında yer alan “Le Bar Long”’da özel      kokteyllerden içmeden otelden ayrılmayın.</li>
</ul>
<div id="attachment_1857" class="wp-caption aligncenter" style="width: 311px"><a href="http://www.ozlemgusar.com/wp-content/uploads/2010/11/La-Cuisine-Le-restaurant-français-du-Royal-Monceau__La-Cuisine-The-french-restaurant-of-Le-Royal-Monceau-ter.jpg"><img class="size-full wp-image-1857 dtse-img dtse-post-1846" title="La Cuisine - Le restaurant français du Royal Monceau__La Cuisine - The french restaurant of Le Royal Monceau ter" src="http://www.ozlemgusar.com/wp-content/uploads/2010/11/La-Cuisine-Le-restaurant-français-du-Royal-Monceau__La-Cuisine-The-french-restaurant-of-Le-Royal-Monceau-ter.jpg" alt="" width="301" height="400" /></a><p class="wp-caption-text">La Cuisine</p></div>
<p>not: Bu yazı Kasım 2010 Harpers Bazaar dergisinde yer almıştır</p>



		<!-- Added by WP-DragToShare-eXtended Plugin -->
		<script type="text/javascript">
			dtsv.dtse_post_1846_permalink = 'http://www.ozlemgusar.com/2010/11/12/bayram-yolcusu-kalmasin-paris/';
			dtsv.dtse_post_1846_title = 'BAYRAM YOLCUSU KALMASIN… PARİS';
		</script>
		<!-- End of WP-DragToShare-eXtended Plugin -->]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ozlemgusar.com/2010/11/12/bayram-yolcusu-kalmasin-paris/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>BİR MÜCEVHER DEFİLESİ&#8230;</title>
		<link>http://www.ozlemgusar.com/2010/10/10/bir-mucevher-defilesi/</link>
		<comments>http://www.ozlemgusar.com/2010/10/10/bir-mucevher-defilesi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 10 Oct 2010 12:47:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>özlem güsar</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kategorisiz]]></category>
		<category><![CDATA[Lüks]]></category>
		<category><![CDATA[mücevher]]></category>
		<category><![CDATA[Ava Kolleksiyonu]]></category>
		<category><![CDATA[Boucheron]]></category>
		<category><![CDATA[Bowles]]></category>
		<category><![CDATA[Cameleon]]></category>
		<category><![CDATA[Camilla Parker]]></category>
		<category><![CDATA[Four Season Bosphorus]]></category>
		<category><![CDATA[Katie Holmes]]></category>
		<category><![CDATA[Kontes Cstiglione]]></category>
		<category><![CDATA[Kraliçe Elizabeth]]></category>
		<category><![CDATA[Kraliçe Rania]]></category>
		<category><![CDATA[Ma Jolie]]></category>
		<category><![CDATA[Nicole Kidman]]></category>
		<category><![CDATA[Patiala Mihracesi Sir Bhupindar Singh]]></category>
		<category><![CDATA[Place Vendome]]></category>
		<category><![CDATA[Prenses Süreyya]]></category>
		<category><![CDATA[Quatre]]></category>
		<category><![CDATA[Şah Rıza Pehlevi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ozlemgusar.com/?p=1762</guid>
		<description><![CDATA[Geçen ay olağanüstü bir defileye katıldım, bu defilenin  İstanbul Moda Haftası ile ilgili olduğunu sanıyorsanız yanıldığınız söylemek zorundayım.
Paris’te Versailles Sarayı ile aynı mimariye sahip olan Place Vendome&#8217;un en güneşli köşesindeki efsanevi 26 numarada; arşivlerin bulunduğu kütüphane odasında adeta bir zaman makinesine girmiş; Boucheron’un 150 yılı aşan geçmişinin en özel isimlerinin ardı ardına süzüldüğü başdöndürücü bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="tweetmeme_button" style="float: right; margin-left: 10px;"><a href="http://api.tweetmeme.com/share?url=http%3A%2F%2Fwww.ozlemgusar.com%2F2010%2F10%2F10%2Fbir-mucevher-defilesi%2F"><img src="http://api.tweetmeme.com/imagebutton.gif?url=http%3A%2F%2Fwww.ozlemgusar.com%2F2010%2F10%2F10%2Fbir-mucevher-defilesi%2F" height="61" width="51" /></a></div><a class="google_buzz"  
href="http://www.google.com/reader/link?url=http://www.ozlemgusar.com/2010/10/10/bir-mucevher-defilesi/&title=BİR+MÜCEVHER+DEFİLESİ&#8230;&srcURL=http://www.ozlemgusar.com" target="_blank" rel="nofollow"><img
src="http://www.ozlemgusar.com/wp-content/plugins/google-buzz-button-for-wordpress/images/google-buzz.png" alt="Google Buzz" /></a><p>Geçen ay olağanüstü bir defileye katıldım, bu defilenin  İstanbul Moda Haftası ile ilgili olduğunu sanıyorsanız yanıldığınız söylemek zorundayım.</p>
<p>Paris’te Versailles Sarayı ile aynı mimariye sahip olan Place Vendome&#8217;un en güneşli köşesindeki efsanevi 26 numarada; arşivlerin bulunduğu kütüphane odasında adeta bir zaman makinesine girmiş; Boucheron’un 150 yılı aşan geçmişinin en özel isimlerinin ardı ardına süzüldüğü başdöndürücü bir defile izliyorum.</p>
<div id="attachment_1765" class="wp-caption aligncenter" style="width: 410px"><a href="http://www.ozlemgusar.com/wp-content/uploads/2010/10/1893-26-Place-Vendome.jpg"><img class="size-full wp-image-1765 dtse-img dtse-post-1762" title="1893 26 Place Vendome" src="http://www.ozlemgusar.com/wp-content/uploads/2010/10/1893-26-Place-Vendome.jpg" alt="" width="400" height="297" /></a><p class="wp-caption-text">Boucheron 26 Place Vendome</p></div>
<p>Defilenin açılışını 60 kişilik bir maiyet eşliğinde gelen Hindistan&#8217;ın en zengin ve güçlü prenslerinden bir olan Patiala Mihracesi Sir Bhupindar Singh yapıyor. Hizmetkarlarının taşıdığı altı kasada mihracenin tüm hazinesi var. Mihrace tüm azametiyle Boucheron&#8217;u hazinesindeki her bir parçayı yeni bir mücevhere, bir sanat eserine çevirmekle görevlendiriyor.</p>
<div id="attachment_1775" class="wp-caption aligncenter" style="width: 330px"><a href="http://www.ozlemgusar.com/wp-content/uploads/2010/10/1889-Question-mark-necklace©Katerina-Faerber.jpg"><img class="size-full wp-image-1775 dtse-img dtse-post-1762" title="1889 Question mark necklace©Katerina Faerber" src="http://www.ozlemgusar.com/wp-content/uploads/2010/10/1889-Question-mark-necklace©Katerina-Faerber.jpg" alt="" width="320" height="400" /></a><p class="wp-caption-text">Boucheron soru işareti kolye 1889</p></div>
<p>Hemen arkasından sahneyi başka bir imparator alıyor; İran Şah Rıza Pehlevi, paha biçilmez bir koleksiyon olan milli hazinesinin tümünü, değerini biçmesi için Louis Boucheron&#8217;a getiriyor.  Louis hazinenin değerini açıklamayacağına dair yemin ettikten sonra hazine değer tespiti için Boucheron kasalarına kitlenirken hazine sandığının içinde dünyanın en büyük iki pembe pırlantasının ışıldadığını görüyorum.</p>
<div id="attachment_1769" class="wp-caption aligncenter" style="width: 276px"><a href="http://www.ozlemgusar.com/wp-content/uploads/2010/10/Frederic-Boucheron-portrait.jpg"><img class="size-full wp-image-1769 dtse-img dtse-post-1762" title="Frederic Boucheron portrait" src="http://www.ozlemgusar.com/wp-content/uploads/2010/10/Frederic-Boucheron-portrait.jpg" alt="" width="266" height="400" /></a><p class="wp-caption-text">Frederic Boucheron</p></div>
<p>Kraliçe Elizabeth’e annesi tarafından düğün hediyesi olarak verilen kolyesiyle podyumda gözümüyor; yerine getirmesi gereken görevleri çok olsa gerek; ne de olsa masallar diyarından bize kalan tek gerçek kraliçe O. İngiliz Kraliyet ailesi adına, müstakbel kraliçe Camilla Parker-Bowles ana kraliçeden kalan tacıyla karşı konulmaz Boucheron efsanesinin parçası olarak yerini alıyor. Halk tarafından böylesine sevilen ana kraliçenin mücevherlerinin hiç sevilmeyen Camilla tarafından takılması trajikomik olsa da; dedikoduyu başka zamana bırakıp,  hiçbir anı kaçırmamak için tekrar defileye geri dönüyorum.</p>
<div id="attachment_1776" class="wp-caption aligncenter" style="width: 410px"><a href="http://www.ozlemgusar.com/wp-content/uploads/2010/10/Coquette-Houpette-Collier-JCL00555-FB.jpg"><img class="size-full wp-image-1776 dtse-img dtse-post-1762" title="Coquette Houpette Collier JCL00555 FB" src="http://www.ozlemgusar.com/wp-content/uploads/2010/10/Coquette-Houpette-Collier-JCL00555-FB.jpg" alt="" width="400" height="365" /></a><p class="wp-caption-text">Coquette -Houpette Kolye</p></div>
<p>Şimdi podyum 50’li yılların zümrüt gözlü mahzun prensesi Süreyya’nın; elinde Boucheron’un kendisi için hazırladığı özel nikah yüzüğü ile salınıyor.  Başında ise  İran Şahı ile nikahında taktığı zümrütler, spineller ve kültür incileri ile süslü tacı var.</p>
<div id="attachment_1766" class="wp-caption aligncenter" style="width: 226px"><a href="http://www.ozlemgusar.com/wp-content/uploads/2010/10/Queen-Rania-of-Jordan©SIPA.jpg"><img class="size-full wp-image-1766 dtse-img dtse-post-1762" title="Queen Rania of Jordan©SIPA" src="http://www.ozlemgusar.com/wp-content/uploads/2010/10/Queen-Rania-of-Jordan©SIPA.jpg" alt="" width="216" height="400" /></a><p class="wp-caption-text">Kraliçe Rania</p></div>
<p>Geçtiğimiz yıllarda zümrütlerle kaplı Boucheron fildişi taç ile resimleri yayınlanan Ürdün Kraliçesi Rania zerafeti ve mütevaziliği ile  mavi kanlı soylular arasında bir kuğu gibi süzülyor; tacı gözkamaştırıcı olsa da bir kadını en güzel gösteren mücevherin içten bir gülümseme olduğunun çok farkında.</p>
<p>Yaklaşık 2000’in üzerinde taça imza atarak soylular dünyasında kendisine vazgeçilmez bir yer edinmiş olan Boucheron’un hayali defilesinde; sahne ışıkları ve müzik aniden değişiyor, bir dönemin simgesi olan asiller podyumu artık günümüzün kraliçeleri olan  kırmızı halıda yürüyen Hollywood yıldızlarına bırakıyor. Öylesine bir defile seyrediyorum ki; Boucheron&#8217;un geçmişi sanki kesintisiz bir biçimde bugünle öpüşmekte.</p>
<div id="attachment_1767" class="wp-caption aligncenter" style="width: 298px"><a href="http://www.ozlemgusar.com/wp-content/uploads/2010/10/2008-05-05-Katie-Holmes-wearing-Boucheron-HD.jpg"><img class="size-full wp-image-1767 dtse-img dtse-post-1762" title="51899290" src="http://www.ozlemgusar.com/wp-content/uploads/2010/10/2008-05-05-Katie-Holmes-wearing-Boucheron-HD.jpg" alt="" width="288" height="400" /></a><p class="wp-caption-text">Katie Holmes</p></div>
<p>Metropoliten Müzesi’nin geleneksel Costume Institute balosunda giydiği kırmızı straplez elbisesinin üzerine iki sıra taktığı pırlanta ve turmalinlerle süslü altın zinciriyle  podyumda yerini alan Katie Holmes göz kamaştırıken;  Nicole Kidman sarı altın iplikle dokunmuş ve pırlantalı püskülleri olan adeta ipek bir eşarbı andıran Delilah Kolleksiyonundan bir parçayı saç bandı olarak takarak ilgileri üzerinde çekiyor. Anlaşılan Tom Cruise nedeniyle halef selef olan ikilinin arasındaki gizli çekişme Boucheron üzerinden de devam ediyor.</p>
<p>Penelope Cruz, Nicole Kidman, Kristin Scott Thomas, Rachel Weisz, Jodie Foster, Juliette Binoche ve Diane Kruger, Dita Von Teese, Zoe Saldana, Salma Hayek gibi yeni nesil film yıldızları da Boucheron&#8217;un başdöndürücü mücevherlerini takarak bu muhteşem gösterinin bir parçası  oluyorlar.</p>
<div id="attachment_1782" class="wp-caption aligncenter" style="width: 288px"><a href="http://www.ozlemgusar.com/wp-content/uploads/2010/10/Taille-de-Gue¦épe-Collier-01-JCL00633-Blanc.jpg"><img class="size-full wp-image-1782 dtse-img dtse-post-1762" title="Taille de Gue¦épe Collier 01 JCL00633 Blanc" src="http://www.ozlemgusar.com/wp-content/uploads/2010/10/Taille-de-Gue¦épe-Collier-01-JCL00633-Blanc.jpg" alt="" width="278" height="400" /></a><p class="wp-caption-text">Taille de Guelepe Kolye</p></div>
<p>Podyum kalabalığına karışmamışlar ama Nicolas Cage ve Marc Jacobs’un da Cameleon taktığını biliyorum, kimbilir belki ışıklardan göremiyorumdur. Her ikisi de Boucheron tutkunu olarak “front row”da oturuyor olabilirler.</p>
<p>Boucheron’un; içinde, ayışığının esrarengiz baştan çıkarıcılığını gizleyen mücevherlerinin bir parçası olan tüm bu özel isimler podyumda son bir kez dolanırken; seyircileri selamlamak için III. Napolyon&#8217;un metresi ve zamanının en güzel ve sansasyonel kadınlarından biri olan Kontes Castiglione sahneye çıkıyor. Şaşıracak pek bir şey yok aslında; O, Place Vendome&#8217;da 26 numarada yıllarca ancak sadece geceleri ortaya çıktığı neredeyse münzevi bir yaşam sürdürdükten sonra;  1893 yılında binayı Boucheron&#8217;a devretmiş olsa da varlığı hala hissedilmekte ve onun gizemli ruhu Boucheron&#8217;a ilham kaynağı olmayı sürdürmekte.</p>
<div id="attachment_1768" class="wp-caption aligncenter" style="width: 410px"><a href="http://www.ozlemgusar.com/wp-content/uploads/2010/10/Boucheron-workshop.jpg"><img class="size-full wp-image-1768 dtse-img dtse-post-1762" title="Boucheron workshop" src="http://www.ozlemgusar.com/wp-content/uploads/2010/10/Boucheron-workshop.jpg" alt="" width="400" height="279" /></a><p class="wp-caption-text">Boucheron Atölye</p></div>
<p>Hayaller aleminde dolandığım arşivde geçen birkaç saatin sonrasında; high jewelery atölyelerini ziyaret ediyorum. Palace Vendome’da mağazası ile atölyeleri aynı binada olan tek mücevherci olma özelliğini koruyan Boucheron&#8217;un ustalarının ustalık dereceleri tartışmasız en yukarıda. Ustalık statüsünü kazanmaları için en az on iki yıl çıraklık deneyimi zorunlu olduğu düşünüldüğünde bu efsanenin ne kadar hakkedilmiş olduğu daha net anlaşılıyor.</p>
<p>Mağazaya indiğimde Çin odası olarak adlandırılan ve Boucheron kutularının kırmızı kurdelesinin çıkış noktası olan kırmızı odada günlük kolleksyionların keyfini çıkarıyorum. 70’li yıllara kadar sadece yüksek mücevher tasarlayan Boucheron;  her biri özel tasarlanıp yaratılan mücevherlerde elişçiliği, taş kalitesi, yaratıcılık ve yenilikçilik anlamında gösterdiği özeni günümüzde yarattığı genç bir kızın bile takacağı en ulaşılabilir mücevherlerinde de göstererek markanın geçmişine duyduğu sadakati devam ettiriyor.</p>
<div id="attachment_1771" class="wp-caption aligncenter" style="width: 410px"><a href="http://www.ozlemgusar.com/wp-content/uploads/2010/10/Chinese-salon.jpg"><img class="size-full wp-image-1771 dtse-img dtse-post-1762" title="Chinese salon" src="http://www.ozlemgusar.com/wp-content/uploads/2010/10/Chinese-salon.jpg" alt="" width="400" height="267" /></a><p class="wp-caption-text">Boucheron Chinese Salon</p></div>
<p>Podyuma çıkmasalarda şahsi defilemin parçası haline getirdiğim üç koleksiyon var. Özgür ruhu, cesur duruşu ve çok derinlerden gelen güzelliği ile Hollywood’un her anlamdaki en güzel kadınlarından bir olan Ava Gardner’ın esin kaynağı olduğu Ava kolleksiyonu; pırlanta tektaşı seven ancak bunu bir para gösterisi olarak taşımaktan hoşlanmayan tasarıma önem veren kadınlar için yaratılmış adeta.</p>
<div id="attachment_1772" class="wp-caption aligncenter" style="width: 410px"><a href="http://www.ozlemgusar.com/wp-content/uploads/2010/10/AVA-DECO-RG-JRG01099.jpg"><img class="size-full wp-image-1772 dtse-img dtse-post-1762" title="AVA DECO RG JRG01099" src="http://www.ozlemgusar.com/wp-content/uploads/2010/10/AVA-DECO-RG-JRG01099.jpg" alt="" width="400" height="370" /></a><p class="wp-caption-text">Boucheron Ava Deco Yüzük </p></div>
<p>Bir tasarımın bu kadar farklı renkleri, malzemeyi ve tekniği biraraya getirdiği ama aynı zamanda böylesine sade ve zarif olabildiğinin takılabilir bir kanıtı olan “Quatre”, duyduklarıma göre Boucheron’un tüm dünyada  en çok talep toplayan kolleksiyonu.</p>
<div id="attachment_1773" class="wp-caption aligncenter" style="width: 325px"><a href="http://www.ozlemgusar.com/wp-content/uploads/2010/10/Quatre-Ring.jpg"><img class="size-full wp-image-1773 dtse-img dtse-post-1762" title="Quatre Ring" src="http://www.ozlemgusar.com/wp-content/uploads/2010/10/Quatre-Ring.jpg" alt="" width="315" height="400" /></a><p class="wp-caption-text">Boucheron Quatre Yüzük </p></div>
<p>Ve son olarak moda dünyasında bugünlerde esen 50’ler fırtınası henüz kopmadan önce Boucheron’un o yıllara duyduğu özlemi dile getiren ve yakın tarihimizde kadınların en çekici olduğu bu döneme övgü olarak hazırladığı kolleksiyonu; Ma Jolie… 1950’lerde kadınların hazırlanma ritüelinin belki de en çarpıcı dokunuşunu gerçekleştiren pudra pomponundan yola çıkılarak hazırlanan broş;  koleksiyonun esin kaynağı. Neredeyse görünmeyen taş yuvalarına yerleştirilen doygun renkli safirlerin pırlantalarla buluştuğu bu harika tasarımlar gökkuşağının tenle buluşmasını gerçekleştiriyor.</p>
<div id="attachment_1774" class="wp-caption aligncenter" style="width: 385px"><a href="http://www.ozlemgusar.com/wp-content/uploads/2010/10/Ma-Jolie-BagueTBC-JRG001215.jpg"><img class="size-full wp-image-1774 dtse-img dtse-post-1762" title="Ma Jolie BagueTBC JRG001215" src="http://www.ozlemgusar.com/wp-content/uploads/2010/10/Ma-Jolie-BagueTBC-JRG001215.jpg" alt="" width="375" height="400" /></a><p class="wp-caption-text">Boucheron Ma Jolie Yüzük</p></div>
<p>Eğer yolunuz yakın zamanda Paris’e düşmeyecekse kendinizi haksızlığa uğramış hissetmemeniz için; kulağınıza küçük bir sırrı fısıldamak istiyorum. En iyiler en iyi adrese yaraşır felsefesiyle hareket eden Boucheron’un tasarımlarını artık Four Season Bosphorus’daki butiklerinde bulmak mümkün.</p>
<p>Not: Bu yazı Harpers Bazaar Ekim sayısında yayınlanmıştır.</p>



		<!-- Added by WP-DragToShare-eXtended Plugin -->
		<script type="text/javascript">
			dtsv.dtse_post_1762_permalink = 'http://www.ozlemgusar.com/2010/10/10/bir-mucevher-defilesi/';
			dtsv.dtse_post_1762_title = 'BİR MÜCEVHER DEFİLESİ…';
		</script>
		<!-- End of WP-DragToShare-eXtended Plugin -->]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ozlemgusar.com/2010/10/10/bir-mucevher-defilesi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>SİZ UYURKEN&#8230;</title>
		<link>http://www.ozlemgusar.com/2010/09/20/siz-uyurken/</link>
		<comments>http://www.ozlemgusar.com/2010/09/20/siz-uyurken/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 20 Sep 2010 16:27:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>özlem güsar</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kategorisiz]]></category>
		<category><![CDATA[Bekir Coşkun]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ozlemgusar.com/?p=1705</guid>
		<description><![CDATA[Aslında hepimizi karanlığın içinden alacak ışıl ışıl mücevher dünyasıyla ilgili bir yazı hazırlıyordum.Neler neler vardı içinde;  sonra Bekir Coşkun&#8217;un işine son verildiği haberi geldi.
Bekir Coşkun &#8220;Altaylı, editörler ve Habertürk&#8217;ün sahibinin işime son verilmemesi konusunda son derece çaba sarfettiğini biliyorum. Ancak, baskı çok yoğundu yapılacak bir şey yok. İlk bertaraf olan ben oldum. Bir ormanda yangın [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="tweetmeme_button" style="float: right; margin-left: 10px;"><a href="http://api.tweetmeme.com/share?url=http%3A%2F%2Fwww.ozlemgusar.com%2F2010%2F09%2F20%2Fsiz-uyurken%2F"><img class="dtse-img dtse-post-1705" src="http://api.tweetmeme.com/imagebutton.gif?url=http%3A%2F%2Fwww.ozlemgusar.com%2F2010%2F09%2F20%2Fsiz-uyurken%2F" height="61" width="51" /></a></div><a class="google_buzz"  
href="http://www.google.com/reader/link?url=http://www.ozlemgusar.com/2010/09/20/siz-uyurken/&title=SİZ+UYURKEN&#8230;&srcURL=http://www.ozlemgusar.com" target="_blank" rel="nofollow"><img
src="http://www.ozlemgusar.com/wp-content/plugins/google-buzz-button-for-wordpress/images/google-buzz.png" alt="Google Buzz" /></a><p>Aslında hepimizi karanlığın içinden alacak ışıl ışıl mücevher dünyasıyla ilgili bir yazı hazırlıyordum.Neler neler vardı içinde;  sonra Bekir Coşkun&#8217;un işine son verildiği haberi geldi.</p>
<p>Bekir Coşkun &#8220;Altaylı, editörler ve Habertürk&#8217;ün sahibinin işime son verilmemesi konusunda son derece çaba sarfettiğini biliyorum. Ancak, baskı çok yoğundu yapılacak bir şey yok. İlk bertaraf olan ben oldum. Bir ormanda yangın çıkarsa, o ormanda hiçbir canlı kalmaz, bütün canlılar yanar. Türkiye&#8217;de de bir orman yangını var. Bunu hep söyledim. Bu yangın devam ediyor, bu gidişle de ormandaki yangın gibi herkesi yakacak&#8221; demiş. Dünyanın en güzel mücevherleri bile bu karanlığı aydınlatamadı.</p>
<p>Peki Bekir Coşkun&#8217;un; stille ilgili yazdığını iddia eden bir blogda ne işi var derseniz, üzgünüm size hak veremeyeceğim. Stilden ne anladığımı Özlem on Style&#8217;ın ilk yazısı  <a href="http://www.ozlemgusar.com/2009/11/19/neden-yaziyorum/" target="_blank">&#8220;Neden Yazıyorum&#8217;da </a>şöyle anlattım. &#8220;Stil nedir sorusuna cevabım giyim, kuşam, moda ve en son trendlerle ilgili değil, bir duruşu temsil ediyor daha çok. O nedenle her anlamda her şeyin en yenisini, en modasını bekleyenlerle yollarımız burada ayrılıyor, kimbilir belki bir gün başka bir yerde gene karşılaşırız.&#8221;  Ve devam ettim&#8230;</p>
<p>&#8220;Son Rus Çarı Nicholas’ın teyzesi olan Grand Düşes Maria Pavlovna’nın, Bolşevik ihtilali sonrası Rusya’ dan ayrılma hikayesi sanırım anladığım anlamda stil sahibi olmayı çok iyi anlatıyor.</p>
<p>Çar ailesinin öldürülmesinden sonra ihtilal komitesi tüm hanedanı evlerinde gözaltına alır.  Grand Düşes Maria Pavlovna’nın evi de bir gece yarısı askerler tarafında kuşatılır ve her şeye el konulur. İstemeyerek de olsa Düşes Rusya’yı terketmek zorunda olduğunu kabul eder. Malikanesinden açık tek liman olan Karadeniz kıyısında ki Novorossiysk’e gelmesi, 800 kilometrelik iç savaş içindeki bir bölgeyi  geçmesi demektir. Sonbaharın tüm zor şartlarına rağmen kimseden kaçmadığını göstermek için elli mil uzaklıktaki tren istasyonuna üstü açık bir arabada tüm azametiyle varır. Generallerin atlı arabalara binmeye korktuğu bir dönemde, iki şehir arasındaki yolcuğu maiyetindeki adamları ile birlikte  kendi özel treniyle yapar (evet eskiden insanların özel trenleri varmış, kulağa uçak sahibi olmaktan  çok daha romantik geliyor). Venedik’e gitmeye karar veren Düşes,  Bolşeviklerin her geçen gün daha fazla korku salmasına rağmen ilk gemi ile ülkeyi terketmeyi kabul etmez. Sebep mi?  Gemi Venedik’e İstanbul aktarmalı gidecektir ve bu asla bir  Grand Düşes’e uygun bir yolculuk değildir. Bunun bedeli, bir ay sonra Venedik’e direkt gidecek gemiyi, ölüm tehlikesi içinde beklemek dahi olsa. Zaferler ve ihtişam geride kalsa bile stil korunmalıdır…</p>
<p>İşte stil sahibi olmaktan anladığım budur ve  sanırım/umarım tüm yazdıklarım da buna paralel olacaktır.&#8221;</p>
<p>İşte tam da bu nedenle; kendimle tutarlı olmak için;  Türk basının belki de son kalan birkaç &#8220;stil&#8221; sahibi Grand Dükü&#8217;nden  biri olan Bekir Coşkun&#8217;a; onun bir yazısı ile  kendimce güle güle demek istedim. Özel bir yazı aramak için uğraşmadım; girdim Hürriyet arşivine tesadüfi bir ay ve yıl seçtim. İki başlık dikkatimi çekti ve okuduğum ilki bugüne öylesine uygundu ki. </p>
<p>25 Temmuz 2010 Hürriyet</p>
<p>Siz uyurken&#8230;</p>
<p><strong>DÜN gece siz yatağınızda uyurken, dünya saatte 110 bin kilometre hızla yol aldı.</strong></p>
<p>Gemiler geçti Boğaziçi&#8217;nden.</p>
<p>Bebeği oldu <strong>Tokat&#8217;</strong>ın köyünden <strong>Bergül</strong>&#8216;ün.</p>
<p>Siz uyurken&#8230;</p>
<p><strong>Afrika&#8217;</strong>da otuz yedi çocuğu öldürdüler gerillalar. </p>
<p>Yeryüzünde tam <strong>500 milyon çift </strong>sevişti.</p>
<p>Ve <strong>165 bin insan öldü </strong>dün gece.</p>
<p>Yarısı gençti&#8230;</p>
<p>Sancıları tuttu yoğun bakımdaki hastaların.</p>
<p>Dün gece ne çok şey oldu bilemezsiniz&#8230;</p>
<p><strong>Siz uyurken&#8230;</strong></p>
<p>* * *</p>
<p><strong>Siz uyurken </strong>fareleri kovaladı kediler.</p>
<p>Turna sürüleri geçti çatıların üzerinden.</p>
<p>Tırtıllar erikleri yediler.</p>
<p>Teröristler sine sine karlı dağlardan inip mayınlarını döşediler geçitlere.</p>
<p>Asker annelerinin gözüne uyku girmedi yine dün gece&#8230;</p>
<p><strong>* * * </strong></p>
<p><strong>Siz uyurken </strong>ne çok şey olur.</p>
<p>Çocuklarımızın marşlarını aldılar ellerinden, zafer türkülerimiz anlamsızlaştı.</p>
<p>Çağdaşlığa dönük yolumuz&#8230;</p>
<p>Devrimlerimiz&#8230;</p>
<p>Geleceğimizi kaybettik; <strong>siz uyurken&#8230;</strong></p>
<p>Rüyalarımız vardı; medeni, güçlü, özgür, aydınlık, demokrat, mutlu bir ülkenin yüzü gülen insanları olmanın o hoş rüyası&#8230;</p>
<p>Oysa <strong>kâbuslar</strong> var gecelerimizde&#8230;</p>
<p>Şaşkın-umutsuz gençlerimiz yine gizli gizli ağladılar&#8230; İşsiz babaların gözüne uyku girmedi&#8230; Çocuklarına güzel bir dünya isteyen o yürekli çağdaş kadınlarımız endişeliydi yine dün gece&#8230;</p>
<p>(&#8230;&#8230;.)</p>
<p>Tuzakları gece kurarlar&#8230;</p>
<p>Hesaplar, sinsi planlar&#8230;</p>
<p>Pusular&#8230;</p>
<p>Ve nasıl olduysa, <strong>devrimlerimizi savunmak birer suçmuş gibi </strong>yapışır oldu yakamıza&#8230;</p>
<p>Aydınlığımızı aldılar elimizden.</p>
<p><strong>Siz uyurken&#8230;</strong></p>
<p><strong> </strong><strong>Not: Bu sabah biz hepimiz uyanık olduğumuzu zannederken Bekir Coşkun&#8217;a artık Habertürk&#8217;te yazamayacğını bildirdiler. </strong></p>



		<!-- Added by WP-DragToShare-eXtended Plugin -->
		<script type="text/javascript">
			dtsv.dtse_post_1705_permalink = 'http://www.ozlemgusar.com/2010/09/20/siz-uyurken/';
			dtsv.dtse_post_1705_title = 'SİZ UYURKEN…';
		</script>
		<!-- End of WP-DragToShare-eXtended Plugin -->]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ozlemgusar.com/2010/09/20/siz-uyurken/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>8</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>KAMERANIN ÖNÜNDE&#8230;</title>
		<link>http://www.ozlemgusar.com/2010/08/10/kameranin-onunde/</link>
		<comments>http://www.ozlemgusar.com/2010/08/10/kameranin-onunde/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 10 Aug 2010 15:57:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>özlem güsar</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kategorisiz]]></category>
		<category><![CDATA[Lifestyle]]></category>
		<category><![CDATA[Moda]]></category>
		<category><![CDATA[Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[A Photographer's Life 1990-2005]]></category>
		<category><![CDATA[Annie Leibovitz]]></category>
		<category><![CDATA[National Portrait Gallery]]></category>
		<category><![CDATA[New York Brooklyn Müzesi]]></category>
		<category><![CDATA[Queengate]]></category>
		<category><![CDATA[Susan Sontag]]></category>
		<category><![CDATA[Vanity Fair]]></category>
		<category><![CDATA[Yoko Onno]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ozlemgusar.com/?p=1626</guid>
		<description><![CDATA[Havalar bu kadar sıcak olunca sadece soğuk ülkelerin haberlerini okumak geliyor insanın içinden. Çevremdeki insanlar  İskandinavya&#8217;ya yerleşme düşleri kurunca İsveç&#8217;ten gelen bir haber bana eski bir yazımı hatırlattı. Annie Leibovitz&#8217;in “ A Photographer&#8217;s Life, 1990-2005”  sergisi 12 Eylül&#8217;e kadar Stcockholm&#8217;de görülebiliyor. Eğer İstanbul&#8217;un hava ve rutubetinden vazgeçmem, Stockholm&#8217;de ne işim var diyorsanız buradan  Vanity Fair [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="tweetmeme_button" style="float: right; margin-left: 10px;"><a href="http://api.tweetmeme.com/share?url=http%3A%2F%2Fwww.ozlemgusar.com%2F2010%2F08%2F10%2Fkameranin-onunde%2F"><img src="http://api.tweetmeme.com/imagebutton.gif?url=http%3A%2F%2Fwww.ozlemgusar.com%2F2010%2F08%2F10%2Fkameranin-onunde%2F" height="61" width="51" /></a></div><a class="google_buzz"  
href="http://www.google.com/reader/link?url=http://www.ozlemgusar.com/2010/08/10/kameranin-onunde/&title=KAMERANIN+ÖNÜNDE&#8230;&srcURL=http://www.ozlemgusar.com" target="_blank" rel="nofollow"><img
src="http://www.ozlemgusar.com/wp-content/plugins/google-buzz-button-for-wordpress/images/google-buzz.png" alt="Google Buzz" /></a><div id="attachment_1631" class="wp-caption aligncenter" style="width: 490px"><a href="http://www.ozlemgusar.com/wp-content/uploads/2010/08/Nicole-Kidman.jpg"><img class="size-full wp-image-1631 dtse-img dtse-post-1626" title="Nicole Kidman" src="http://www.ozlemgusar.com/wp-content/uploads/2010/08/Nicole-Kidman.jpg" alt="" width="480" height="327" /></a><p class="wp-caption-text">Nicole Kidman</p></div>
<p>Havalar bu kadar sıcak olunca sadece soğuk ülkelerin haberlerini okumak geliyor insanın içinden. Çevremdeki insanlar  İskandinavya&#8217;ya yerleşme düşleri kurunca İsveç&#8217;ten gelen bir haber bana eski bir yazımı hatırlattı. Annie Leibovitz&#8217;in “ <em>A Photographer&#8217;s Life, 1990-2005</em>”  sergisi 12 Eylül&#8217;e kadar Stcockholm&#8217;de görülebiliyor. Eğer İstanbul&#8217;un hava ve rutubetinden vazgeçmem, Stockholm&#8217;de ne işim var diyorsanız b<a href="http://www.vanityfair.com/contributors/annie-leibovitz?rows=10&amp;query=contributorname_keyword%3Aannie-leibovitz&amp;sort=publishdate+desc&amp;page=1" target="_blank">uradan  Vanity Fair içn hazırladığı bazı çalışmaları görmek mümkün. </a>İçine düştüğü $24 milyon olduğu söylenen borç batağı, gerçekleri değiştirmiyor; o kesinlikle çağımızın en iyi fotoğrafçılarından biri.</p>
<p>İster sinema yıldızı olsun ister ünlü bir sporcu, ister mavi kan taşısın ister demokratik bir şekilde seçilmiş bir lider, aklınıza gelen ünlülerden birkaçını saymaya başladığınızda birçoğunun portresi mutlaka Annie Leibovitz tarafından çekilmiştir. Sanki yaşadığımız yüzyılda fotoğrafçılar arasında en çok ünlü ismin fotoğrafını kim çekecek diye bir yarışma var ve Annie’nin tek amacı bu yarışmanın tartışılmaz galibi olmak.</p>
<div id="attachment_1632" class="wp-caption aligncenter" style="width: 490px"><a href="http://www.ozlemgusar.com/wp-content/uploads/2010/08/Annie-Leibowitz.jpg"><img class="size-full wp-image-1632 dtse-img dtse-post-1626" title="Annie Leibovitz" src="http://www.ozlemgusar.com/wp-content/uploads/2010/08/Annie-Leibowitz.jpg" alt="" width="480" height="325" /></a><p class="wp-caption-text">Annie Leibovitz</p></div>
<p>Aslına bakarsanız bu yazıyı yazmak için çok uğraşmaya gerek yoktu.  Kraliçe Elizabeth, Demi Moore, Muhammed Ali,  Barack Obama, John Lennon- Yoko Ono, George Clooney, David Beckham, , Lance Amstrong, Michael Jordan Mick Jagger, Merly Streep,   Gerard Depardieu, Tom Cruise, Sean Connery, Barbara Streisand, Clint Eastwood, Jude Law, Bob Marley, Ray Charles, Nelson Mandela, Hillary Clinton, George ve Laura Bush, Leonardo di Caprio, Catherine Denevue ve benzeri  bütün isimleri alt alta yazıp bu kişilerin en güzel, en farklı, en çarpıcı ve en kendileri oldukları fotoğraflar Annie Leibovitz tarafından çekildi demek tüm konunun en güzel özeti olurdu. Ancak sözkonusu olan &#8220;fotoğrafladığı kişiler kadar ünlü bir sanatçı&#8221; olarak tanımlanan Amerikalı fotoğrafçı Annie Leibovitz’in;  National Portrait Gallery’de açılan sergisi “ <em>A Photographer&#8217;s Life, 1990-2005</em>” olunca sadece isimleri sıralamak yetmiyor. New York Brooklyn Müzesinden başlayarak, San Diego,  Atlanta, Washington ve San Francisco’yı gezdikten sonra okyanusu aşarak Paris’e ve sonrasında Londra’ye gelen sergi;  utangaçlığı ile tanınan Leibovitz’in sadece dergilerde gördüğümüz profesyonel fotoğraflarını değil senelerdir özenle sakladığı ailesine, dostlarına kısaca tüm özel hayatına ait fotoğrafları da kapsayan bir ilk olması ile farklı bir anlam taşıyor.</p>
<div id="attachment_1633" class="wp-caption aligncenter" style="width: 354px"><a href="http://www.ozlemgusar.com/wp-content/uploads/2010/08/y2041850301817033131.jpg"><img class="size-full wp-image-1633 dtse-img dtse-post-1626" title="y204185030181703313[1]" src="http://www.ozlemgusar.com/wp-content/uploads/2010/08/y2041850301817033131.jpg" alt="" width="344" height="445" /></a><p class="wp-caption-text">Yoko Onno</p></div>John Lennon&#8217;u ölmeden birkaç saat önce çırılçıplak şekilde Yoko Ono&#8217;ya sarılırken görüntüleyerek bir efsane olma yolunda attığı ilk adımı,  Demi Moore&#8217;u hamileliği sırasında çırılçıplak soyup Vanity Fair&#8217;in kapağına taşıyarak devam ettiren Leibovitz’in, Sting’i çölün ortasında tamamen çamura bulayarak çektiği fotoğraf ya da  kovboy filmlerinde suçluları attığı kementlerle yakalayan Clint Eastwood&#8217;u iplere dolayarak  yarattığı Western etki çok ses getirse de; belki de en çok katkısı süt dolu bir küvet içinde çektiği Whoopi Goldberg’in tanınmasına oldu. Bir gün önce sokaklarda tanınmadan rahatça gezdiğini söyleyen Whoopi, fotoğrafları dergide çıktıktan sonra nereye gitse adını bağıran hayranları tarafından kuşatma altına alındı.</p>
<p><div id="attachment_1635" class="wp-caption aligncenter" style="width: 383px"><a href="http://www.ozlemgusar.com/wp-content/uploads/2010/08/leibo3_gallery__373x400011.jpg"><img class="size-full wp-image-1635 dtse-img dtse-post-1626" title="leibo3_gallery__373x400,0[1]" src="http://www.ozlemgusar.com/wp-content/uploads/2010/08/leibo3_gallery__373x400011.jpg" alt="" width="373" height="400" /></a><p class="wp-caption-text">Whoopi Goldberg</p></div>Portre fotoğrafçılığında yaşayan bir efsane olan Leibovitz’in yaptığı işe olan saygısının, asistanlarını çıldırtan detaycılığının ve hayalindeki portreyi yakalama isteğinin sınır tanımazlığı yarattığı “Queengate” skandalı ile bir kez daha ortaya çıktı. Annie Leibovitz&#8217;i, yıllar sonra yapacağı ilk Amerika yolculuğu öncesi portresini çekmesi için çağıran İngiltere Kraliçesi;  fotoğraf konseptinin yaratılması aşamasında bir kraliçeden beklenmeyecek kadar uyumluydu, ancak Leibovitz &#8220;Bence taçsız daha iyi görünürsünüz&#8221; cümlesiyle sadece bir fotoğraf efsanesi değil &#8220;kraliçeyi kızdıran kadın&#8221; olarak da tarihe geçmeyi başardı;  üstelik Kraliçe’den &#8220;Sen bunun ne olduğunu sanıyorsun!&#8221; diye azar işiterek.</p>
<p><div id="attachment_1642" class="wp-caption aligncenter" style="width: 352px"><a href="http://www.ozlemgusar.com/wp-content/uploads/2010/08/new1_thumb11.jpg"><img class="size-full wp-image-1642 dtse-img dtse-post-1626" title="new1_thumb[1][1]" src="http://www.ozlemgusar.com/wp-content/uploads/2010/08/new1_thumb11.jpg" alt="" width="342" height="484" /></a><p class="wp-caption-text">Kraliçe Elizabeth </p></div>Fotoğraflarını 1970 yılında yayınlamaya başlayan Rolling Stone için birçok rock yıldızıyla turne yolculuklarına çıkan Annie, ünlülerin en samimi anlarını yakaladığı  portrelerle Rolling Stone’un karakterinin oluşmasını sağlarken, bu fotoğraflar ona  23 yaşında derginin Sanat Direktörü olma onurunu da beraberinde getiriyordu. 1983 yılında  Vanity Fair ile çalışmayı başlaması Leibovitz’e daha da ışıltılı bir dünyanın kapılarını açarken, hep yalnız çalışmayı alışmış  fotoğrafçının hayatına birçok zorluğu da beraberinde getirdi. Konuşmayı pek sevmemesini “iyi fotoğrafçıların iletişimde fazla becerikli olmamasının bir sebebi olmalı, tembel olduğumuzu sanmıyorum sadece biz fotoğrafçıyız daha başka ne söylemeye gerek var ki diye düşünüyor olmalıyız” sözleriyle anlatan Leibovitz;  aslında portresini çektiği insanlarla iletişimde söylediğinden çok daha başarılı olmalı ki, ortaya çıkan her fotoğraf  görünenin ötesini yakalayıp gerçek kişiyi ortaya çıkarmayı başarıyor. Babasının asker olması nedeniyle tüm Amerika’ya gezerek geçen  çocukluğunu “uzun saatler süren yolculuklarda tüm gördüklerimi fotoğraf çerçevelerine yerleştiriyordum” diye hatırlıyan Leibovitz; ister Iraklı bir askeri, ister taçlı bir kraliçeyi çekiyor olsun, kişinin gözlerinin içinde saklanmış olan pırıltıyı çekip çıkarmayı başaran bir sanatçı olarak akıllarda yer ediyor.   </p>
<p><div id="attachment_1637" class="wp-caption aligncenter" style="width: 490px"><a href="http://www.ozlemgusar.com/wp-content/uploads/2010/08/Susan-Sontag1.jpg"><img class="size-full wp-image-1637 dtse-img dtse-post-1626" title="Susan Sontag" src="http://www.ozlemgusar.com/wp-content/uploads/2010/08/Susan-Sontag1.jpg" alt="" width="480" height="325" /></a><p class="wp-caption-text">Susan Sontag</p></div>
<p>Kameraların arkasında ki hayatının onbeş yılını ünlü yazar, eleştirmen, insan hakları savunucusu Susan Sontag&#8217;la geçiren Leibovitz belki de 2004 yılında onun ölmesi ile tüm özel hayatını ortaya koyacak bir sergiye kendini hazır hissediyor. Beraber oldukları yıllar boyunca  birlikte yaşamayan ancak her zaman birbirini gören karşılıklı apartmanlarda hayatlarını devam ettiren bu ilginç çift toplum önünde hiçbir zaman ilişkilerini tanımlamadılar. Önceleri “bizim sözlüğümüzde beraberlik ya da eş kelimeleri yer almıyor bizi tanımlayacak en doğru kelime hala arkadaştır” diyen Leibovitz; Sontag’ı kaybettikten sonra ise <em>San Francisco Chronicle</em>’a “bizi aşıklar olarak adlandırabilirsiniz.  Aşıkları severim içinde romantizimi barındıran bir tanımdır ve çok açıkça belirtiyim ki ben Susan’a aşıktım” diyerek  duygularını açığa vuruyordu.</p>
<p>İlk kızı Sarah’ı 51 yaşında doğuran Leibovitz, taşıyıcı anneden olan ikizlerine Susan ve Samulle adını vererek sadece birkaç hafta ara ile kaybettiği Susan Sontag ve babası Samuelle Leibovitz’in anısını yaşatmayı amaçlıyordu.</p>
<div id="attachment_1638" class="wp-caption aligncenter" style="width: 490px"><a href="http://www.ozlemgusar.com/wp-content/uploads/2010/08/Brad-Pitt.jpg"><img class="size-full wp-image-1638 dtse-img dtse-post-1626" title="Brad Pitt" src="http://www.ozlemgusar.com/wp-content/uploads/2010/08/Brad-Pitt.jpg" alt="" width="480" height="338" /></a><p class="wp-caption-text">Brad Pitt</p></div>
<p>Yaklaşık yüzelli fotoğraftan oluşan serginin kalbinde Leibovitz’in sevdiklerini fotoğrafladığı çalışmalar var. Bu sergi için Leibovitz “iki hayatım yok, bir fotoğrafçı olarak sadece bir hayatım var;  iş ve özel amaçlı çektiğim fotoğraflar ayrılmaz bir bütün” diyor.   Her ne kadar sergide  ünlü yıldızların yanısıra Saraybosna ve New York Ground Zero fotoğrafları yer alsa da ailesi, dostları, çocukları ve Susan Sontag resimleri ile bu sergi; bir bakıma Leibovitz’in Sontag ile yaşadığı yıllara duyduğu özlemin dışavurumu. İlk kez hayatını kameraların önüne getiren Leibowitz için  kimbilir belki de bir büyük yastan çıkmanın ve kendini temize çekmenin en güzel yolu.</p>
<p><a href="http://www.ozlemgusar.com/wp-content/uploads/2010/08/tumblr_kqjfo6CuMH1qa164vo1_5001.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-1643 dtse-img dtse-post-1626" title="tumblr_kqjfo6CuMH1qa164vo1_500[1]" src="http://www.ozlemgusar.com/wp-content/uploads/2010/08/tumblr_kqjfo6CuMH1qa164vo1_5001.jpg" alt="" width="450" height="309" /></a></p>
<p>Not: Bu yazı 2008 Kasım&#8217;ında Harpers Bazaar&#8217;da yayınlanmıştır</p>



		<!-- Added by WP-DragToShare-eXtended Plugin -->
		<script type="text/javascript">
			dtsv.dtse_post_1626_permalink = 'http://www.ozlemgusar.com/2010/08/10/kameranin-onunde/';
			dtsv.dtse_post_1626_title = 'KAMERANIN ÖNÜNDE…';
		</script>
		<!-- End of WP-DragToShare-eXtended Plugin -->]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ozlemgusar.com/2010/08/10/kameranin-onunde/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ŞİMDİ VILLA D&#8217;ESTE ZAMANI&#8230;</title>
		<link>http://www.ozlemgusar.com/2010/07/11/simdi-villa-deste-zamani/</link>
		<comments>http://www.ozlemgusar.com/2010/07/11/simdi-villa-deste-zamani/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 11 Jul 2010 18:13:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>özlem güsar</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kategorisiz]]></category>
		<category><![CDATA[Lifestyle]]></category>
		<category><![CDATA[Lüks]]></category>
		<category><![CDATA[Como]]></category>
		<category><![CDATA[VİLLA d'ESTEE]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ozlemgusar.com/?p=1523</guid>
		<description><![CDATA[Otel değil, bir destinasyon: Villa D’Este

Como Gölü’nün incisi Villa D’este, Temmuz 2009&#8242;da Forbes Traveller tarafından “Gezegenin En İyi Oteli” seçildi. Aradan geçen bir yıla rağmen hala değişen hiç bir şey yok.  Tutkunlarının “Görmeden ölmeyin!” dedikleri Villa D’este’de kalmak için en önemli on nedeni sıralamak istiyorum. 
Bu arada onbirinci sebep ise çok daha ilginç&#8230; Kötü ama gerçekten çok [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="tweetmeme_button" style="float: right; margin-left: 10px;"><a href="http://api.tweetmeme.com/share?url=http%3A%2F%2Fwww.ozlemgusar.com%2F2010%2F07%2F11%2Fsimdi-villa-deste-zamani%2F"><img src="http://api.tweetmeme.com/imagebutton.gif?url=http%3A%2F%2Fwww.ozlemgusar.com%2F2010%2F07%2F11%2Fsimdi-villa-deste-zamani%2F" height="61" width="51" /></a></div><a class="google_buzz"  
href="http://www.google.com/reader/link?url=http://www.ozlemgusar.com/2010/07/11/simdi-villa-deste-zamani/&title=ŞİMDİ+VILLA+D&#8217;ESTE+ZAMANI&#8230;&srcURL=http://www.ozlemgusar.com" target="_blank" rel="nofollow"><img
src="http://www.ozlemgusar.com/wp-content/plugins/google-buzz-button-for-wordpress/images/google-buzz.png" alt="Google Buzz" /></a><p><a href="http://www.ozlemgusar.com/wp-content/uploads/2010/07/OTDOOR-POOL.jpg"></a><a href="http://www.ozlemgusar.com/wp-content/uploads/2010/07/GARDEN-3.jpg"></a>Otel değil, bir destinasyon: Villa D’Este</p>
<p><a href="http://www.ozlemgusar.com/wp-content/uploads/2010/07/LOGO.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-1529 dtse-img dtse-post-1523" title="LOGO" src="http://www.ozlemgusar.com/wp-content/uploads/2010/07/LOGO.jpg" alt="" width="480" height="459" /></a></p>
<p>Como Gölü’nün incisi Villa D’este, Temmuz 2009&#8242;da Forbes Traveller tarafından “Gezegenin En İyi Oteli” seçildi. Aradan geçen bir yıla rağmen hala değişen hiç bir şey yok.  Tutkunlarının “Görmeden ölmeyin!” dedikleri Villa D’este’de kalmak için en önemli on nedeni sıralamak istiyorum. </p>
<p>Bu arada onbirinci sebep ise çok daha ilginç&#8230; Kötü ama gerçekten çok kötü bir boşanmadan hemen sonra; çok sevdiğim bir arkadaşım Şubat ayında beni aradı ve &#8220;sen çok güzel bir Como yazısı yazmıştın, haftaya gidiyorum bana neler önerirsin&#8221; dedi. Como&#8217;ya gidilecek en kötü mevsim, sakın gitme her yer kapalıdır  çok sıkılırsın  dememe rağmen sözümü dinlemedi ve gitti.  Ve bingo !  Hayatının aşkını Şubat ayında Como&#8217;da buldu ve şimdi çok mutlu. Yani diyeceğim şudur ki; eğer o, öylesine kötü bir ruh durumunda  ve kış mevsiminde romantik bir aşkın temellerini attıysa; bu mevsimde keyifli bir ruh durumunda   siz giderseniz neler neler olmaz. Evli, bekar yada yeni boşanmış olun hiç farketmez;  Como ve daha da iyisi Villa D&#8217;Este ruhunuza çok iyi gelecek hiç endişeniz olmasın.</p>
<p><a href="http://www.ozlemgusar.com/wp-content/uploads/2010/07/LAKE.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-1530 dtse-img dtse-post-1523" title="LAKE" src="http://www.ozlemgusar.com/wp-content/uploads/2010/07/LAKE.jpg" alt="" width="480" height="390" /></a></p>
<p>1. Como Gölü</p>
<p>Yüzyıllar boyunca büyük edebiyatçı ve müzisyenlerin ilham kaynağı olan ve İngiliz şair Shelley’nin “Bugüne kadar gördüğüm tüm güzelliklerin ötesinde” diye tanımladığı  Como Gölü, pek çok kişiye göre cennetin yeryüzüne inmiş hali. Teknelerle gezebileceğiniz gölün her köşesi şaşırtan, hayran bırakan süprizlerle dolu. En önemlilerinden biri, Villa D’Este.</p>
<p>2. Kraliçelerin Bahçeleri</p>
<p>Villa D’Este, belki de dünyanın en ünlü, en güzel bahçelerine sahip oteli. Resim güzelliğindeki romantik ve barok karışımı bahçelerinde ziyaretçilerini ağırlayan otelde; gölgesinde kral ve  kraliçelerin de keyif yaptığını 500 yaşını aşmış muhteşem bir çınar var ki, o bile başlı başına bir öykü.</p>
<p><a href="http://www.ozlemgusar.com/wp-content/uploads/2010/07/GARDEN.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-1531 dtse-img dtse-post-1523" title="GARDEN" src="http://www.ozlemgusar.com/wp-content/uploads/2010/07/GARDEN.jpg" alt="" width="319" height="480" /></a></p>
<p>3. Servisin Kusursuzluğu</p>
<p>Dünyanın tüm iyi otellerinde servis, hep çok önemli olsa da, Villa D’Este özellikle müdavimlerine gerçekten kişiselleştirilmiş hizmetler sunuyor. Otel personeli yalnızca neyi nasıl yapması gerektiğini bilmekle kalmıyor, aynı zamanda misafirlerinin sevdikleri yemeklerden, renklere kadar her ayrıntıya hakim oluyor ve takip ediyor. Odanızdaki çiçeklerin bile sevdiğiniz renklerde sizin için özel seçildiği bir otelde kalmak, gerçekten bir ayrıcalık.</p>
<p>4. Luciano’nun yemekleri</p>
<p>“Risotto’nun Kralı” olarak tanınan Executive Şef Luciano Parolari, mutfakta öylesine harikalar yaratıyor ki, Villa D’Este’nin konukları yemek için dışarı çıkma isteği pek duymuyorlar. Papa 2. Jean Paul için bile yemek pişirmiş olan Luciano’dan bizzat yemek dersleri almanız mümkün olduğu gibi, bahçesinde özel yetiştirdiği otları toplamasına eşlik etmenin keyfini de çıkarabilirsiniz. Otlar hakkında hiç bilmediğiniz şeyler öğreneceğiniz muhakak. </p>
<p><a href="http://www.ozlemgusar.com/wp-content/uploads/2010/07/CHEFS-GARDEN-2.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-1532 dtse-img dtse-post-1523" title="CHEFS GARDEN 2" src="http://www.ozlemgusar.com/wp-content/uploads/2010/07/CHEFS-GARDEN-2.jpg" alt="" width="480" height="360" /></a></p>
<p>5. Güzelliğin Merkezi</p>
<p>Ödüllü güzellik merkezi masaj yanında, yaşamınıza enerji ve sağlık katacak bakımlar da sunuyor. Villa D’Este için özel hazırlanan ve kendi adını taşıyan bakım kremleri, sonsuz güzellik tutkusuna bir seçenek daha eklemek isteyenler için.</p>
<p>6. Geçmişin İzleri</p>
<p>1568’de Cardinal Gallio’nun yazlık evi olarak 100 dönümlük bir araziye yapılan neoklasik bina, 1873’te otele çevrilmeden önce Rus çariçesine, Fas kralına, Galler prensesine ve İtalyan prensine ev sahipliği yapmıştı. Odaları, koridorları ve bahçeleri sanat eserleriyle dopdolu Villa D’Este, sanki  bir müze. Yüksek tavanları, sütünları, antika mobilyaları ve bir hayal alemi yaratan kristal avizeleriyle geçmişin dokusunu hissetmek, Villa D’Este’de olmanın en özel yanlarından sadece biri.</p>
<p><a href="http://www.ozlemgusar.com/wp-content/uploads/2010/07/HİSTORY.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-1533 dtse-img dtse-post-1523" title="HİSTORY" src="http://www.ozlemgusar.com/wp-content/uploads/2010/07/HİSTORY.jpg" alt="" width="480" height="348" /></a></p>
<p>7. Romantizmin Ayak Sesleri</p>
<p>Macar besteci Franz Liszt “Eğer mutlu bir aşk hikayesi yazmak istiyorsanız, arka sahnede Como Gölü  olmalı,” diyor. Villa D’Este muhteşem Como Gölü’yle birlikte aşıklara rüya günler vaat ediyor. Burası; Rita Hayworth-Orson Welles, Elizabet Taylor- Nick Hilton, Frank Sinatra-Ava Gardner, Windsor Dük ve Düşesi gibi ünlü aşıkların balaylarını geçirdiği yer.</p>
<p><a href="http://www.ozlemgusar.com/wp-content/uploads/2010/07/COLONE-ROOM.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-1539 dtse-img dtse-post-1523" title="COLONE ROOM" src="http://www.ozlemgusar.com/wp-content/uploads/2010/07/COLONE-ROOM.jpg" alt="" width="480" height="374" /></a></p>
<p>8. Odaların özgünlüğü</p>
<p>Cardinal Suit başta olmak üzere; ne büyüklük ne de dekorasyon olarak birbirinin aynısı olmayan odalarda -böylesine lüks bir otel için şaşırtıcı olsa da- ev sıcaklığını yaşayabiliyorsunuz.  Villa D’Este’nin soylu geçmişinden izler taşıyan odalar, aynı zamanda teknolojinin sunduğu tüm kolaylıklardan da yararlanmanızı sağlıyor. Villa Cima ile Villa Malakoff ise bir odayla yetinmeyip kendi villasında hayatın keyfine varmak isteyenleri misafir ediyor. </p>
<p><a href="http://www.ozlemgusar.com/wp-content/uploads/2010/07/Room-5.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-1534 dtse-img dtse-post-1523" title="Room 5" src="http://www.ozlemgusar.com/wp-content/uploads/2010/07/Room-5.jpg" alt="" width="480" height="199" /></a></p>
<p>9. Sporun coşkusu</p>
<p>Villa D’Este’ye gidip bu kadar güzellik içinde spor yapma kararlılığınızı hâlâ sürdürebiliyorsanız, pek çok alternatifiniz var. 18 delikli golf sahası, tenis kortları ve koşu alanının yanı sıra, yelken, kano, rüzgar sörfü yada su kayağı yapabilmek mümkün. Otelin göl üzerine kurulmuş ısıtmalı açık havuzunda yüzmekse, spor ile keyfi buluşturmayı sevenler için vazgeçilmez nitelikte. </p>
<p><a href="http://www.ozlemgusar.com/wp-content/uploads/2010/07/OTDOOR-POOL1.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-1536 dtse-img dtse-post-1523" title="OTDOOR POOL" src="http://www.ozlemgusar.com/wp-content/uploads/2010/07/OTDOOR-POOL1.jpg" alt="" width="480" height="360" /></a></p>
<p>10. Ünlü tutkunları</p>
<p>Villa D’Este tutkunları arasında öyle özel isimler var ki, rezervasyon defterleri bir ünlüler geçidi gibi. Greta Garbo, Liza Minelli, Robert De Niro, Madonna ilk göze çarpanlar&#8230; Yazlarını Como Gölü’nde geçiren George Clooney de  bir Villa D’Este tutkunu. Otel aynı zamanda Oscar de La Renta, Donna Karan, Ralph Lauren gibi moda tasarımcılarının da sığınağı.</p>
<p><a href="http://www.ozlemgusar.com/wp-content/uploads/2010/07/GARDEN-31.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-1544 dtse-img dtse-post-1523" title="GARDEN 3" src="http://www.ozlemgusar.com/wp-content/uploads/2010/07/GARDEN-31.jpg" alt="" width="318" height="480" /></a></p>
<p>Not: Bu yazının 10 neden kısmı Eylül 2009&#8242;da and mag dergisinde yayınlandı.</p>



		<!-- Added by WP-DragToShare-eXtended Plugin -->
		<script type="text/javascript">
			dtsv.dtse_post_1523_permalink = 'http://www.ozlemgusar.com/2010/07/11/simdi-villa-deste-zamani/';
			dtsv.dtse_post_1523_title = 'ŞİMDİ VILLA D’ESTE ZAMANI…';
		</script>
		<!-- End of WP-DragToShare-eXtended Plugin -->]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ozlemgusar.com/2010/07/11/simdi-villa-deste-zamani/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ŞARABIN AMAZON&#8217;U</title>
		<link>http://www.ozlemgusar.com/2010/06/24/sarabin-amazonu/</link>
		<comments>http://www.ozlemgusar.com/2010/06/24/sarabin-amazonu/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 24 Jun 2010 07:12:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>özlem güsar</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gurme]]></category>
		<category><![CDATA[Kategorisiz]]></category>
		<category><![CDATA[Lifestyle]]></category>
		<category><![CDATA[La Cave]]></category>
		<category><![CDATA[Şarap]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ozlemgusar.com/?p=1421</guid>
		<description><![CDATA[Yaz günlerinde soğuk bir kadeh şarap keyfinin yerini alacak pek bir şeyin olmadığında birçoğumuz hemfikiriz sanırım. Zaten şarapişin içine girdikçe hiç çıkılamayan başlıbaşına bir tez konusu ; bir de  yaşadığımız ülke Türkiye olduğunda bu keyif maddi ve manevi olarak her geçen gün gittikçe zorlaşıyor.

Bu yazıda şarap dünyasının Amazon kadınlarından bahsedeceğimi düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Türkiye’den Amazon’un kitap dünyasına [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="tweetmeme_button" style="float: right; margin-left: 10px;"><a href="http://api.tweetmeme.com/share?url=http%3A%2F%2Fwww.ozlemgusar.com%2F2010%2F06%2F24%2Fsarabin-amazonu%2F"><img src="http://api.tweetmeme.com/imagebutton.gif?url=http%3A%2F%2Fwww.ozlemgusar.com%2F2010%2F06%2F24%2Fsarabin-amazonu%2F" height="61" width="51" /></a></div><a class="google_buzz"  
href="http://www.google.com/reader/link?url=http://www.ozlemgusar.com/2010/06/24/sarabin-amazonu/&title=ŞARABIN+AMAZON&#8217;U&srcURL=http://www.ozlemgusar.com" target="_blank" rel="nofollow"><img
src="http://www.ozlemgusar.com/wp-content/plugins/google-buzz-button-for-wordpress/images/google-buzz.png" alt="Google Buzz" /></a><p><a href="http://www.ozlemgusar.com/wp-content/uploads/2010/06/Luxury-Wine-Auction-Hong-Kong-11.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-1431 dtse-img dtse-post-1421" title="Luxury-Wine-Auction-Hong-Kong-1[1]" src="http://www.ozlemgusar.com/wp-content/uploads/2010/06/Luxury-Wine-Auction-Hong-Kong-11.jpg" alt="" width="480" height="319" /></a>Yaz günlerinde soğuk bir kadeh şarap keyfinin yerini alacak pek bir şeyin olmadığında birçoğumuz hemfikiriz sanırım. Zaten şarapişin içine girdikçe hiç çıkılamayan başlıbaşına bir tez konusu ; bir de  yaşadığımız ülke Türkiye olduğunda bu keyif maddi ve manevi olarak her geçen gün gittikçe zorlaşıyor.</p>
<p><a href="http://www.ozlemgusar.com/wp-content/uploads/2010/06/summer-wine1.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-1427 dtse-img dtse-post-1421" title="summer-wine[1]" src="http://www.ozlemgusar.com/wp-content/uploads/2010/06/summer-wine1.jpg" alt="" width="425" height="282" /></a></p>
<p>Bu yazıda şarap dünyasının Amazon kadınlarından bahsedeceğimi düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Türkiye’den Amazon’un kitap dünyasına yaptığını şarap aleminde gerçekleştirmeye çalışan bir yatırımcı ve bu yazın en popüler şarapları asıl konumuz.  </p>
<p>Her ne kadar Türkiye’den pek bir şey yazmamayı tercih etsem de (ukalalıktan değil sadece Türkiye’den yazabileceğim herşeyi bir çok kişi zaten yazdığı için) bir istisna yapıp önceliği “yalnız ve güzel ülkeme” veriyorum.  Sizi bilmem ama ben birbirinin aynısı mağazalardan, çalıştığı şirketten nefret eden, sattığı ürünü bilmeyen; adına satış danışmanı denip bırakın danışılmayı, konuşmayı bile beceremeyen insanlardan çok ama çok sıkıldım. O nedenle mümkün olduğunca global ekonomi terörüne kurban gitmemiş küçük yerlerden alışveriş etmeye çalışıyorum; zincir haline gelmeyi bir başarı öyküsü olarak, herkese yutturmaya çalışan cafe ve restaurant zincirlerinden ise uzak duruyorum.</p>
<p><a href="http://www.ozlemgusar.com/wp-content/uploads/2010/06/glass-wine-decanter-riedel1.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-1430 dtse-img dtse-post-1421" title="glass-wine-decanter-riedel[1]" src="http://www.ozlemgusar.com/wp-content/uploads/2010/06/glass-wine-decanter-riedel1.jpg" alt="" width="450" height="297" /></a></p>
<p>İşte bu nedenle şarap konusu bir yana; profesyonellikle esnaflığı (dikkat esnaf kelimesi çok olumlu anlamda kullanılmıştır) birleştiren özel bir insanı tanımak için <a href="http://www.lacavesarap.com/" target="_blank">La Cave’ın sahibi Esat Bey ile mutlaka tanışın.</a></p>
<p>Esat Bey ile sohbet harikadır, şarapları tadarsınız, dedikodu yaparsınız en yeni şarapları, ucuz ama güzel şarapları yada hangilerinin aslında bu paraya değmeyeceğini öğrenirsiniz. Davetleriniz için ise en önemli püf noktayı Esat Bey ile çözersiniz. İkram edeceğiniz menüyü, kaç kişi olduğunuzu ve bütçenizi söylediğiniz an alternatifleriyle birlikte hangi şaraptan kaç şişe almanız gerektiğini size söyler, söylemekle de kalmaz bir de evinize gönderir. Hatta misafiriniz tanınan önemli bir kişiyse Esat Bey’in tanıma ve hatta ne içtiğini bilme ihtimali oldukça yüksektir. Test edilip onaylanmış bu durumda; arkadan dolanmaya gerek olmadan; iki puanı alırsınız sunduğunuz şarap sayesinde. Cihangir’de bulunan La Cave’da 12 TL’ye Angora da bulabilirsiniz; 9750 TL’lik adı şehir efsanelerine karışan Petrus’u da.  </p>
<p><a href="http://www.ozlemgusar.com/wp-content/uploads/2010/06/red-wine1.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-1432 dtse-img dtse-post-1421" title="red-wine[1]" src="http://www.ozlemgusar.com/wp-content/uploads/2010/06/red-wine1.jpg" alt="" width="320" height="480" /></a></p>
<p>Unutmayın marketlerden aldığınız şaraplar onların sattığı binlerce üründen sadece biri; yok yatık saklanacakmış, yok karanlıkta korunacakmış geçin efendim bir kalemde, kim uğraşacak bunlarla.Siz en iyisi şarabın keyfini çıkarmak için şarabın kıymetini bilenlerden satın alın. Bu sıcakta kim gidecek şimdi oralara diyorsanız, en azından bir alo diyebilir yada <a href="http://www.lacavesarap.com/" target="_blank">bilgisayarınızın tuşlarına dokunabilirsiniz.</a></p>
<p>Bu yazın en poüler şarapları nedir diye merak ediyorsanız; Cielo Blush, Lamberti Blush, İdol Passito, Pasqua Pinot Grigio, Gancia Prosecco. Yok Türk şarapçılığına destek vermek taraftarı iseniz; Prodom 2007, Corvus Corpus, Pendore Shiraz, İdol Consensus, Cotes D’Avanos S.Blanc</p>
<p><a href="http://www.ozlemgusar.com/wp-content/uploads/2010/06/3829663553_9426ae99801.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-1433 dtse-img dtse-post-1421" title="3829663553_9426ae9980[1]" src="http://www.ozlemgusar.com/wp-content/uploads/2010/06/3829663553_9426ae99801.jpg" alt="" width="300" height="300" /></a></p>
<p>Dünyada neler olup bittiğiyle ilgili ise  İngiltere’nin şarap Amazonu kabul edilen <a href="http://www.slurp.co.uk/" target="_blank">Slurp</a>’a bir göz atın.</p>



		<!-- Added by WP-DragToShare-eXtended Plugin -->
		<script type="text/javascript">
			dtsv.dtse_post_1421_permalink = 'http://www.ozlemgusar.com/2010/06/24/sarabin-amazonu/';
			dtsv.dtse_post_1421_title = 'ŞARABIN AMAZON’U';
		</script>
		<!-- End of WP-DragToShare-eXtended Plugin -->]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ozlemgusar.com/2010/06/24/sarabin-amazonu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>LONDRA&#8217;DA OLMAZSA OLMAZ&#8230;</title>
		<link>http://www.ozlemgusar.com/2010/05/21/londrada-olmazsa-olmaz/</link>
		<comments>http://www.ozlemgusar.com/2010/05/21/londrada-olmazsa-olmaz/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 20 May 2010 22:22:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>özlem güsar</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gurme]]></category>
		<category><![CDATA[Kategorisiz]]></category>
		<category><![CDATA[Lifestyle]]></category>
		<category><![CDATA[Moda]]></category>
		<category><![CDATA[Seyahat]]></category>
		<category><![CDATA[Fortnum & Mason]]></category>
		<category><![CDATA[Grace Kelly]]></category>
		<category><![CDATA[Jerome Dreyfuss]]></category>
		<category><![CDATA[Liberty]]></category>
		<category><![CDATA[Lion King]]></category>
		<category><![CDATA[Londra]]></category>
		<category><![CDATA[Love Never Dies]]></category>
		<category><![CDATA[Michael Van Der Ham]]></category>
		<category><![CDATA[Portebello Road]]></category>
		<category><![CDATA[The Goring Hotel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ozlemgusar.com/?p=1278</guid>
		<description><![CDATA[Beni mutlu etmek isteyenler için yapılması gerekeni söylüyorum Londra&#8217;ya bir uçak bileti (havayolu konusunda hiç müşkülpesent değilimdir Easy Jet bile olabilir üstelik ekipleri bazen çok eğlenceli olabiliyor) ve iyi bir otelde yer ayırtırsanız; sevinçten, beceremesem bile parende atmayı bile deneyebilirim. Tarih hiç önemli değil Londra&#8217;dan dün  bile dönmüş olsam , bilet yarına olabilir. Benim için [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="tweetmeme_button" style="float: right; margin-left: 10px;"><a href="http://api.tweetmeme.com/share?url=http%3A%2F%2Fwww.ozlemgusar.com%2F2010%2F05%2F21%2Flondrada-olmazsa-olmaz%2F"><img src="http://api.tweetmeme.com/imagebutton.gif?url=http%3A%2F%2Fwww.ozlemgusar.com%2F2010%2F05%2F21%2Flondrada-olmazsa-olmaz%2F" height="61" width="51" /></a></div><a class="google_buzz"  
href="http://www.google.com/reader/link?url=http://www.ozlemgusar.com/2010/05/21/londrada-olmazsa-olmaz/&title=LONDRA&#8217;DA+OLMAZSA+OLMAZ&#8230;&srcURL=http://www.ozlemgusar.com" target="_blank" rel="nofollow"><img
src="http://www.ozlemgusar.com/wp-content/plugins/google-buzz-button-for-wordpress/images/google-buzz.png" alt="Google Buzz" /></a><p>Beni mutlu etmek isteyenler için yapılması gerekeni söylüyorum Londra&#8217;ya bir uçak bileti (havayolu konusunda hiç müşkülpesent değilimdir Easy Jet bile olabilir üstelik ekipleri bazen çok eğlenceli olabiliyor) ve iyi bir otelde yer ayırtırsanız; sevinçten, beceremesem bile parende atmayı bile deneyebilirim. Tarih hiç önemli değil Londra&#8217;dan dün  bile dönmüş olsam , bilet yarına olabilir. Benim için tüm yollara Londra&#8217;ya çıkar Roma&#8217;ya değil.</p>
<p><a href="http://www.ozlemgusar.com/wp-content/uploads/2010/05/abovei171.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-1301 dtse-img dtse-post-1278" title="abovei17[1]" src="http://www.ozlemgusar.com/wp-content/uploads/2010/05/abovei171.jpg" alt="" width="480" height="455" /></a></p>
<p>Anlayacağınız bundan sonraki en az 2-3 yazım Londra alakalı olacak, bilmiş olun. Öncelikle Londra&#8217;ya gidince yapmazsam kendimi eksik hissetiğim şeylerin bir listesini çıkardım ama en son yenilikleriyle. Klasik bir kadının listesi olduğu unutulmadan incelensin lütfen.</p>
<p><a href="http://www.liberty.co.uk/" target="_blank">Liberty  </a>  bu yıl 130. yılını kutlayan Liberty&#8217;nin ev bölümüne çıkmıyorsanız, kendinize haksızlık ediyorsunuz demeliyim. Her sefer gittiğimde yeni  (en azından benim için yeni) tasarımcıları keşfettiğim Liberty&#8217;de bu kez  <a href="http://www.jerome-dreyfuss.com/" target="_blank">Jerome Dreyfuss</a>&#8216;un çantalarına bayıldım. Kendisi son dönemin en popüler tasarımcılarından İsabel Marant&#8217;ın kocasıymış. Dream Couple dedikleri bu olsa gerek.</p>
<p><a href="http://www.ozlemgusar.com/wp-content/uploads/2010/05/Liberty21.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-1286 dtse-img dtse-post-1278" title="Liberty2[1]" src="http://www.ozlemgusar.com/wp-content/uploads/2010/05/Liberty21.jpg" alt="" width="480" height="370" /></a></p>
<p>Diğer keşfim ise Saint Martins&#8217;in illüstrasyon kursundan henüz mezun olup son Londra Moda Haftasında defilesini yapan <a href="http://www.liberty.co.uk/fcp/categorylist/designer/michael-van-der-ham?resetFilters=true&amp;designer=true" target="_blank">Michael Van Der Ham</a> İngiliz Vogue&#8217;u onun için &#8220;mükemmel uygulanmış Warhol esintili yepyeni fikirler&#8221; demiş; söylemedi demeyin.  Bu arada 40. yılını kutlayan Browns&#8217;un  &#8221;Future Collectible&#8221; adı altında harika bir proejesi var. Laouboutin&#8217;den Burbery Prorsum&#8217;a Nicholas Kirkwood&#8217;da Stella Mc Carthney&#8217;e kadar   birçok ünlü tasarımcının limited edition özel kolleksiyonunda oluşan bu çalışma da Erdem ve Hüseyin Çağlayan da var şüphesiz.</p>
<p>Victoria &amp; Albert; burası bir müze değil gerçek bir tapınak. Daimi kolleksiyonların yanısıra harika geçici sergilere imza atıyor.  26 Eylül&#8217;e kadar sürecek Grace Kelly sergisinden ne öğrendin derseniz &#8221;demek stil bu demekmiş&#8221;. Bununla ilgili ayrı bir yazı gelecek detaylara girmiyorum ama sergiyi gezmek için mutlaka rezarvasyon yapılmalı.   </p>
<p><a href="http://www.ozlemgusar.com/wp-content/uploads/2010/05/grace.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-1292 dtse-img dtse-post-1278" title="grace" src="http://www.ozlemgusar.com/wp-content/uploads/2010/05/grace.jpg" alt="" width="246" height="317" /></a></p>
<p>Müzikallere inanamıyorum 10 yıl önce gittiğim Lion King&#8217;e bir kez daha gittim ve aradan geçen 10 seneye rağmen gene aynı derece kalabalıktı. Bu arada Lion King&#8217;e çocuk müzikali muamelesi yaparsanız kaybeden siz olursunuz bilmiş olun.  Operadaki Hayalet&#8217;in devamı olan &#8220;Love Never Dies&#8221; Andrew Lloyd Webber&#8217;in yeni harikası olarak tanıtılıyor. Emin değilim ama ortadan yok olan hayalet geri dönüyor sanırım.</p>
<p><a href="http://www.ozlemgusar.com/wp-content/uploads/2010/05/love-never-dies-tickets1.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-1287 dtse-img dtse-post-1278" title="love-never-dies-tickets[1]" src="http://www.ozlemgusar.com/wp-content/uploads/2010/05/love-never-dies-tickets1.jpg" alt="" width="480" height="262" /></a></p>
<p>Portebello Road&#8217;a gitmeyi en çok; her türlü harika parçayı ve ıvır zıvırı birarada görmek kadar; her hafta elip 1800&#8242;lere ait bir Meissen tabak arayan yaşlı kadınları, bir saat ile ilgili olarak satıcıyla uzun uzun konuşacak kadar bilgili olan adamları seyretmek için gidiyorum. İnsanların bu kadar bilgili ve tutkulu olmaları harika bir şey&#8230;</p>
<p>High Tea yada Cream Tea dedikleri 5 çayı ritüeli olmadan Londra&#8217;dan geri dönmek bir cinayete ortaklık etmek kadar büyük bir suç. Birbirinden harika bir sürü alternatif var ama en son keşfimden gururla bahsetmek istiyorum. Seyahatlerde genelde çok planlı olsamda bazen sadece iç sesimi deinler hiç olmayacak yollara sapar, hiç bilmediğim yerlere girerim; yanıldığım pek olmaz. Aslında hayatta iç sesimizi duyabilsek, her şey daha kolay olacak ama medeni denilen bu dünyada o ses o kadar cızırtılı oldu ki artık duysak bile anlayamıyoruz pek.  <a href="http://www.thegoring.com/" target="_blank">The Goring&#8230; </a>  Buckhingam Palace&#8217; dan birkaç dakika uzaktaki harika otel 2009 yılında Pride of England seçilmiş ve bu yıl bir asırlık olmasını &#8221;100 yıl &#8211; bir aile&#8221; sloganıyla  kutluyor. Bu arada 2008 ve 2009 yıllarında çay konusunda &#8220;award of excellence&#8221; kazanmış. Harika bahçesi ve çay salonuyla gerçekten doğru seçim; tamamen aile tarafından işletilen otelin çay salonunda masalardaki kartlarda &#8221;burası bir keyif mekanıdır lütfen telefonlarınız kapatın, bilgisayarınızı bize emnaet edin ve iş ile ilgili belgelerinizi mümkün olduğunca ortadan kaldırın  yazıyor.  Söyleyecek başka bir şeyim yoktur hakim bey&#8230;</p>
<p><a href="http://www.ozlemgusar.com/wp-content/uploads/2010/05/314358_REST_03_J1.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-1295 dtse-img dtse-post-1278" title="314358_REST_03_J[1]" src="http://www.ozlemgusar.com/wp-content/uploads/2010/05/314358_REST_03_J1.jpg" alt="" width="320" height="480" /></a></p>
<p>Her ne kadar black cab&#8217;leri sevsemde metroya binmek  Londra&#8217;da olduğumu hissetmenin en iyi yolu. Aman dikkat 2012 olimpiyatlarına hazırlanan Londra&#8217;da metrolarının yürüyen merdivenlerinde  çok ciddi tamiratlar var yola çıkmadan mutlaka kontrol edin. Bu arada Londra metrsoundaki en uzun yürüyen merdiven Angel&#8217;daymış ve 27 metreymiş, ne  işinize yarar bilemedim ama&#8230;</p>
<p>Covent Garden&#8217;da yeni heves turist olarak oturmayı seviyorum; her ne kadar  saçma bir kalabalık olsa bile. Bu arada Tea Palace çay almak için doğru yerlerden biri. Bir bilgi daha Covent Garden&#8217;da 180. yaşını kutluyormuş.  </p>
<p>Fortnum &amp;  Mason başka bir efsane sadece vitrinlerine bakarak bile hayranlık duyabileceğiniz bir marka içerideki çay, çikolata, reçel ve kurabiye çeşitlerine değinmiyorum bile. <a href="http://www.zimbio.com/pictures/lMxYHqdyI2t/Sadlers+Wells+Help+Fortnum+Mason+Launch+Their/JoortlgVqh_" target="_blank">Vitrinler konunda inanmayan varsa lütfen şu linke girsin</a>.</p>
<p><a href="http://www.ozlemgusar.com/wp-content/uploads/2010/05/Sadlers+Wells+Help+Fortnum+Mason+Launch+Their+LqjVEyxjEkCl1.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-1289 dtse-img dtse-post-1278" title="Sadlers+Wells+Help+Fortnum+Mason+Launch+Their+LqjVEyxjEkCl[1]" src="http://www.ozlemgusar.com/wp-content/uploads/2010/05/Sadlers+Wells+Help+Fortnum+Mason+Launch+Their+LqjVEyxjEkCl1.jpg" alt="" width="480" height="320" /></a></p>



		<!-- Added by WP-DragToShare-eXtended Plugin -->
		<script type="text/javascript">
			dtsv.dtse_post_1278_permalink = 'http://www.ozlemgusar.com/2010/05/21/londrada-olmazsa-olmaz/';
			dtsv.dtse_post_1278_title = 'LONDRA’DA OLMAZSA OLMAZ…';
		</script>
		<!-- End of WP-DragToShare-eXtended Plugin -->]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ozlemgusar.com/2010/05/21/londrada-olmazsa-olmaz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>2. LONDRA KUŞATMASI&#8230;</title>
		<link>http://www.ozlemgusar.com/2010/02/10/2-londra-kusatmasi/</link>
		<comments>http://www.ozlemgusar.com/2010/02/10/2-londra-kusatmasi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 10 Feb 2010 20:36:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>özlem güsar</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kategorisiz]]></category>
		<category><![CDATA[Lifestyle]]></category>
		<category><![CDATA[Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Canan Tolon]]></category>
		<category><![CDATA[Hale Tenger]]></category>
		<category><![CDATA[Haluk Akakaçe]]></category>
		<category><![CDATA[Londra]]></category>
		<category><![CDATA[Mubin Orhon]]></category>
		<category><![CDATA[Sotheby's]]></category>
		<category><![CDATA[Turkish Contemporary Art]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ozlemgusar.com/?p=597</guid>
		<description><![CDATA[Tarih kitaplarına takılıp kalırsanız, sadece 2. Viyana Kuşatmasını bilirsiniz; oysa ben size 15 Nisan&#8217;da gerçekleşecek olan 2. Londra Kuşatmasından bahsedeceğim. Türk sanatçıları tarafından Sotheby&#8217;s Londra&#8217;da gerçekleştirilecek olan  &#8220;Turkish Contemporary Art&#8221; isimli 2. Kuşatmadan.
Son yıllarda Türk sanatının ve sanatçısının göstterdiği gelişmeler sonucunda Mart 2009&#8242;da gerçekleştirilen ilk kuşatma;  £1.3milyon satışla sonuçlanınca;  2010 için yeni bir atağa karar verildi.  İkinci [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="tweetmeme_button" style="float: right; margin-left: 10px;"><a href="http://api.tweetmeme.com/share?url=http%3A%2F%2Fwww.ozlemgusar.com%2F2010%2F02%2F10%2F2-londra-kusatmasi%2F"><img src="http://api.tweetmeme.com/imagebutton.gif?url=http%3A%2F%2Fwww.ozlemgusar.com%2F2010%2F02%2F10%2F2-londra-kusatmasi%2F" height="61" width="51" /></a></div><a class="google_buzz"  
href="http://www.google.com/reader/link?url=http://www.ozlemgusar.com/2010/02/10/2-londra-kusatmasi/&title=2.+LONDRA+KUŞATMASI&#8230;&srcURL=http://www.ozlemgusar.com" target="_blank" rel="nofollow"><img
src="http://www.ozlemgusar.com/wp-content/plugins/google-buzz-button-for-wordpress/images/google-buzz.png" alt="Google Buzz" /></a><p>Tarih kitaplarına takılıp kalırsanız, sadece 2. Viyana Kuşatmasını bilirsiniz; oysa ben size 15 Nisan&#8217;da gerçekleşecek olan 2. Londra Kuşatmasından bahsedeceğim. Türk sanatçıları tarafından <a href="http://www.sothebys.com/" target="_blank">Sotheby&#8217;s Londra&#8217;da </a>gerçekleştirilecek olan  <a href="http://www.sothebys.com/app/paddleReg/paddlereg.do?dispatch=eventDetails&amp;event_id=29960" target="_blank">&#8220;Turkish Contemporary Art</a>&#8221; isimli 2. Kuşatmadan.</p>
<div id="attachment_603" class="wp-caption aligncenter" style="width: 310px"><a href="http://www.ozlemgusar.com/wp-content/uploads/2010/02/Orhon-Untitled1.jpg"><img class="size-medium wp-image-603 dtse-img dtse-post-597" title="Orhon - Untitled" src="http://www.ozlemgusar.com/wp-content/uploads/2010/02/Orhon-Untitled1-300x298.jpg" alt="" width="300" height="298" /></a><p class="wp-caption-text">Mubin Orhon</p></div>
<p>Son yıllarda Türk sanatının ve sanatçısının göstterdiği gelişmeler sonucunda Mart 2009&#8242;da gerçekleştirilen ilk kuşatma;  £1.3milyon satışla sonuçlanınca;  2010 için yeni bir atağa karar verildi.  İkinci kuşatmaya;  hem modern ustaların, hem de yeni ve gelecek vaadeden çok daha fazla  sanatçının katılacak olması  olayı daha da çarpıcı hale getiriyor.</p>
<div id="attachment_604" class="wp-caption aligncenter" style="width: 310px"><a href="http://www.ozlemgusar.com/wp-content/uploads/2010/02/Tenger-We-Are-So-Lightly-Here.jpg"><img class="size-medium wp-image-604 dtse-img dtse-post-597" title="Tenger - We Are So Lightly Here" src="http://www.ozlemgusar.com/wp-content/uploads/2010/02/Tenger-We-Are-So-Lightly-Here-300x199.jpg" alt="" width="300" height="199" /></a><p class="wp-caption-text">Hale Tenger</p></div>
<p>Paris sosyetesinin gözbebeği, Londra&#8217;nın en havalı ev sahibi, Türk sanat dünyasının en önemli isimlerinden <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Fahrelnisa_Zeid" target="_blank">Fahrelnisa Zeid&#8217;in </a>&#8220;Untitled&#8221; isimli eserinin £500.000 tahmini satış rakamı ile müzayedenin gerçek gözdesi olacağı bir gerçek. 1950&#8242;li yıllarda ICA&#8217;da sergilenen ilk kadın sanatçı olma ünvanını elinde bulunduran Zeid 20. yüzyılın en önemli ressamları arasında kabul ediliyor.</p>
<p>Müzayedenin bir başka gözdesi ise Mubin Orhon. Geçen müzayedede iki eseri uluslararası sanatseverler tarafından çekişme konusu olan <a href="http://www.turkishpaintings.com/index.php?p=34&amp;l=1&amp;modPainters_artistDetailID=1179" target="_blank">Hale Tenger </a>ise &#8220;We Are So Lightly Here&#8221; eseri ise yeni bir heyecan dalgası estireceğe benziyor.</p>
<div id="attachment_605" class="wp-caption aligncenter" style="width: 310px"><a href="http://www.ozlemgusar.com/wp-content/uploads/2010/02/Tolon-Glitch-VI.jpg"><img class="size-medium wp-image-605 dtse-img dtse-post-597" title="Tolon - Glitch VI" src="http://www.ozlemgusar.com/wp-content/uploads/2010/02/Tolon-Glitch-VI-300x284.jpg" alt="" width="300" height="284" /></a><p class="wp-caption-text">Canan Tolon</p></div>
<p>İngiliz bir kolleksiyoner aracılığıyla, müzayedeye gelen <a href="http://www.canantolon.com" target="_blank">Canan Tolon&#8217;un </a>eseri &#8220;Glitch VI&#8221; ise sanırım bu müzayedede en çok sahip olmayı isteyeceğim eser.</p>
<p>Son dönmede sadece sanat basınının değil, magazin dünyasının da gözdesi olan <a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Haluk_Akak%C3%A7e" target="_blank">Haluk Akakçe </a>ise &#8220;Brekafast&#8221; ve &#8220;Another Station&#8221; isimli iki resmi için ise beklenen fiyat £10.000 civarında olacak.</p>
<div id="attachment_606" class="wp-caption aligncenter" style="width: 310px"><a href="http://www.ozlemgusar.com/wp-content/uploads/2010/02/Akakce-Breakfast.jpg"><img class="size-medium wp-image-606 dtse-img dtse-post-597" title="Akakce - Breakfast" src="http://www.ozlemgusar.com/wp-content/uploads/2010/02/Akakce-Breakfast-300x214.jpg" alt="" width="300" height="214" /></a><p class="wp-caption-text">Haluk Akakçe</p></div>
<p>En iyisi siz şimdiden para biriktirmye başlayın, bu gidişle seneye 3. Londra Kuşatması kesin&#8230;</p>



		<!-- Added by WP-DragToShare-eXtended Plugin -->
		<script type="text/javascript">
			dtsv.dtse_post_597_permalink = 'http://www.ozlemgusar.com/2010/02/10/2-londra-kusatmasi/';
			dtsv.dtse_post_597_title = '2. LONDRA KUŞATMASI…';
		</script>
		<!-- End of WP-DragToShare-eXtended Plugin -->]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ozlemgusar.com/2010/02/10/2-londra-kusatmasi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

